YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15119
KARAR NO : 2023/7055
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR SAYISI : 2018/3227 E., 2021/1476 K.
SUÇLAR : Tefecilik ve 5464 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER: 1) Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli ve 2013/46 Esas, 2018/734 sayılı Kararı ile; eylemlerin bir bütün olarak zincirleme tefecilik suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkumiyet,
2) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 30.06.2021 tarihli ve 2018/3227 Esas, 2021/1476 sayılı Kararı ile; katılan vekilinin istinaf başvurusunun reddine, sanık ve müdafiinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi,
3) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 14.07.2021 tarihli ve 2018/3227 Esas, 2021/1476 sayılı Kararı ile; katılan vekilinin temyiz isteminin reddi.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 14.07.2021 tarihli ve 2018/3227 Esas, 2021/1476 sayılı ek Kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek Kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2013 tarihli, 2012/151455 soruşturma, 2013/2187 Esas ve 2013/883 numaralı İddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2014 tarihli, 2014/133638 soruşturma, 2014/39314 Esas ve 2014/20709 numaralı İddianamesi ile sanık hakkında 5464 sayılı Kanun’un 36 ncı ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
3. Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli ve 2014/783 Esas, 2015/279 sayılı Kararı ile 16.10.2014 tarihli iddianame ile açılan kamu davası aynı mahkemenin 2013/46 Esas sayılı davalı ile birleştirilmiştir.
4. Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2013/46 Esas, 2018/734 sayılı Kararı ile sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince yalnızca zincirleme tefecilik suçunu oluşturduğunun kabulü ile 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezasına hükmedilmiştir.
5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2018/3227 Esas, 2021/1476 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca esastan reddine, katılan … A.Ş. vekilinin ise tefecilik suçundan doğrudan zarar görmemesi sebebiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
6. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2018/3227 Esas, 2021/1476 sayılı ek Kararı ile katılan vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … A.Ş. vekili, müvekkilinin suçtan zarar gördüğünü, katılan sıfatları gereğince temyiz haklarının bulunduğunu, alt sınırdan ceza tayini ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ek kararı temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında 5464 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan da kamu davası açılması ve Ziraat Bankası A.Ş’nin anılan bu suçun zarar göreni olması nedenleriyle vekilinin hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisinin olduğu anlaşılmış, bu itibarla 14.07.2021 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararın gerekçesinde isabet bulunmamıştır.
Öte yandan, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2018/3227 Esas, 2021/1476 sayılı ek Kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … A.Ş. vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.