Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/15371 E. 2023/5473 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15371
KARAR NO : 2023/5473
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/485 Esas, 2021/825 Karar
SUÇ : Zincirleme biçimde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : 1)İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli ve 2017/84 Esas, 2020/407 sayılı Kararı ile; zincirleme basit zimmet suçundan mahkûmiyet,
2)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli ve 2021/485 Esas, 2021/825 sayılı Kararı ile; düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17/06/2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan banka arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve hükümden önce 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesinin ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının içeriği de gözetilerek dosyanın İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE 25/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.