YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15985
KARAR NO : 2023/3158
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Zimmet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2009/70 Esas, 2013/251 sayılı Kararının katılan ve suçtan zarar gören vekilleri ile sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca başvuru tarihinde katılan sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2009 tarihli ve 2009/2563 Soruşturma, 2009/1295 Esas, 2009/58 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, … ve … haklarında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2009 tarihli ve 2009/5099 Soruşturma, 2009/2278 Esas, 2009/125 numaralı İddianamesiyle sanıklar … ve … haklarında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmış, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2009 tarihli ve 2009/114-119 E.-K. sayılı Kararı ile bu dava Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/70 Esas sayılı davası ile birleştirilmiştir.
3. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2009 tarihli ve 2009/9733 Soruşturma, 2009/3680 Esas, 2009/228 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, …, … ve … haklarında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmış, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2009 tarihli ve 2009/235-267 E.-K. sayılı Kararı ile bu dava aynı mahkemenin 2009/70 Esas sayılı davası ile birleştirilmiştir.
4. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2010 tarihli ve 2010/4181 Soruşturma, 2010/1663 Esas, 2010/106 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, …, … ve … haklarında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmış, Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2010 tarihli ve 2010/84-82 E.-K. sayılı Kararı ile bu dava Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/70 Esas sayılı davası ile birleştirilmiştir.
5. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2009/70 Esas, 2013/251 sayılı Kararı ile … dışındaki sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine, sanık … hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekillerinin Temyiz Sebepleri
1. Katılan Hazine vekili, beraat eden sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olması karşısında mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle beraat kararlarını temyiz etmiştir.
2. Katılan … vekilinin temyiz talebi, beraat eden sanıklar … ve …’nın da ceza alması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın para alma ve para çekme yetkisi bulunmadığına, sadece sayman olması nedeniyle ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar …, … ve … hakkında 2005-2006-2007 yılları arasında zimmet suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmışsa da; sanıkların dava konusu akaryakıtları mal edindiklerine dair somut ve objektif veriler bulunmadığı, birliğe satın alınan motorinlerden 2005 yılına ait 12.650 litre, 2006 yılına ait 28.611 litre ve 2007 yılına ait 13.806 litrenin akıbetinin tespit edilemeyişinin birlikte akaryakıt giriş ve çıkış sarfiyatlarına ait kayıt ve belgelerin düzensizliğinden kaynaklandığı kabul edilerek sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, net inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle beraatlerine karar verilmiştir.
Sanıklar … ve … hakkında 2007-2008 yıllarında zimmet suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış ise de; dosya kapsamındaki harcama belgeleri, tahsilat makbuzları, ödeme makbuzları, … Petrol San. Tic. A.Ş’nin birliğe yazdığı 10.05.2009 tarihli yazısı ve tüm dosya kapsamına göre; birlik hesaplarından çekilen toplam 87.139,61 TL’yi sanıklar … ve …’ın zimmetine geçirmesinin söz konusu olmadığının … Petrol San. Tic. A.Ş’nin yazıları ve tahsilat makbuzları ile anlaşıldığından bahisle sanıkların yüklenen suçu işledikleri sabit olmadığından ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir.
Sanıklardan … hakkında birleştirilen 2009/235 ve 2010/84 esas sayılı dava dosyalarında, … hakkında 2009/235 esas sayılı dava dosyasında ve … hakkında 2010/84 esas sayılı dava dosyasında zimmet suçunu işlediklerinden bahisle kamu davaları açılmış ise de; sanıkların zimmet suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, net, inandırıcı delil elde edilemediğinden sanıkların beraatlerine karar verildiği görülmüştür.
10.08.2012 tarihli bilirkişi raporunda; bila tarihli teslim-tesellüm tutanağında “… Mutemedi olarak görev süresi boyunca bankadan çekilen paralar tam ve eksiksiz olarak birlik saymanlığına teslim edilmiştir” ifadesinin yazılı olup, teslim eden olarak sanık …, teslim alan olarak da sanık … adına imza atıldığından, söz konusu teslim-tesellüm tutanağındaki imzanın sanık …’a ait olup olmadığının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumundan rapor aldırıldığı ve Adli Tıp Kurumunun 07.03.2013 tarihli raporu ile bahse konu tutanak üzerinde yapılan incelemede tutanaktaki imzanın sanık …’ın eli ürünü olduğunun belirlendiği ve bu tutanakta yer alan açıklama doğrultusunda sanık …’nın birlik adına çektiği paraları sanık …’a teslim ettiğinin kabulü gerekeceğinden 10.08.2012 tarihli bilirkişi raporu ile tespiti yapılan toplam 115.519,09 TL’nin birlik saymanı sanık …’ın zimmetinde kaldığı sonucuna ulaşıldığı ve sanığın zincirleme şekilde basit zimmet suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanıklardan … Hakkında Zimmet Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar …, …, …, …, … ve … Hakkında Zimmet Suçundan Verilen Beraat Hükümleri Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.