YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16011
KARAR NO : 2023/212
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Zincirleme biçimde gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenlemek ve zincirleme tefecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2014 tarihli ve 2013/245 Esas, 2014/538 sayılı Kararı ile 02/02/2015 tarihli ek kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 10.05.2022 tarihli ve 2021/8-239 Esas, 2022/235 sayılı Kararında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “Tefecilik” suçunun 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun (5464 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan “Sahte belge düzenlenmesi” suçunu bünyesine aldığı ve bu suçu tükettiği, diğer bir anlatımla “Sahte belge düzenlenmesi” suçunun “Tefecilik” suçunun unsuru olduğu ve sanığın eyleminin bir bütün hâlinde 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “Tefecilik” suçunu oluşturduğu belirtilmiş olup, bu hususta yasal yollara müracaat edilmesinin mahallince takdiri mümkün görülmüştür.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 Karar sayılı kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrasına göre 5464 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Gaziantep Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmamaktadır.
Sanıklar hakkında zincirleme tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin ve temyiz isteminin reddine dair ek kararın hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin tefecilik suçundan hükümleri ve ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2014 tarihli ve 2013/245 Esas, 2014/538 sayılı Kararı ile sanıkların, zincirleme biçimde gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenlemek suçundan 5464 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.080,00 TL adli para cezası, zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci, 43 üncü, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2015 tarihli ve 2013/245 Esas, 2014/538 sayılı ek Kararı ile katılan vekilinin temyiz başvurusu hakkında, “temyiz isteminin süresinde olmadığından dolayı reddine” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin ek karara yönelik temyiz istemi, asıl karara yönelik temyiz isteminin süresinde olduğuna ilişkindir.
2.Katılan vekilinin asıl karara yönelik temyiz istemi sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olduğu halde vekalet ücreti hükmedilmemesine münhasırdır.
III. GEREKÇE
1.Katılan vekilinin 14/01/2015 tarihinde tebliğ edilen hükümleri aynı gün temyiz ettiği ve isteminin süresinde olduğu anlaşılmıştır.
2.Sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine karar verilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2015 tarihli ve 2013/245 Esas, 2014/538 sayılı ek Kararının KALDIRILMASINA,
2.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle 5464 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği REDDİNE,
3.Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2014 tarihli ve 2013/245 Esas, 2014/538 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan tahsili ile katılan kuruma verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.