Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/16050 E. 2023/7217 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16050
KARAR NO : 2023/7217
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/119 Esas, 2014/204 Karar
SUÇLAR : Zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği (sanık … hakkında), zincirleme olarak denetim görevinin ihmali (sanık … hakkında), zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanık … hakkında)
HÜKÜMLER : Sanıklardan … hakkında atılı suçlardan mahkumiyet, … ve … hakkında ise atılı suçlardan beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2012 tarihli ve 2012/515 Soruşturma, 2012/393 Esas, 2012/76 numaralı İddianamesiyle sanıklardan … hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi, 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi, … hakkında zincirleme olarak denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca, … hakkında zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2014 tarihli ve 2012/119 Esas, 2014/204 sayılı Kararı ile sanıklar … ve … haklarında atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanık … hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 21 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; iade 6 olarak adlandırılan havale ödemelerinde gişe memurunun, amirlerinin onayı olmadan para ödemesi yapamadığı, bu nedenle hatalı yapılan ödemelerin sorumluluğunun müvekkilinde olmadığı, binlerce işlem yapan sanığın suçlandığı işlem adedinin yirmi iki olduğu nazara alınarak zimmet kastıyla hareket etmediği hususlarına ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz itirazları; sanıklar … ve …’ün atılı suçlardan cezalandırılmaları ile … hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kuşadası Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde gişe memuru olarak çalışan sanığın, 08.02.2010 ile 27.05.2010 tarihleri arasında iade 6 türü toplam 22 adet havale işlemine konu parayı gerçek alıcılarına ödemediği halde sahte kimlik bilgileri kullanmak suretiyle oluşturduğu ödeme belgeleri ile 7.494,01 TL parayı zimmetine geçirdiği iddiasıyla … hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, sorumlu yönetici personel olan müdür …’nin onaylara ilişkin belgeleri dikkatli kontrol etmemesi nedeniyle zincirleme olarak denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan, veznedar …’ün ise kendi sicil ve şifre bilgilerini sanık … ile paylaşarak iki adet onayın yapılmasına sebep olması nedeniyle hakkında zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarında, Mahkemece; sanık … hakkında sübut bulan atılı suçlardan mahkumiyetine, diğer sanıkların ise savunmalarının aksine atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerinin elde edilememesi nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanıklardan … hakkında zincirleme olarak denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma, … hakkında zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden;
Sanıklardan …’nin yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası, …’ün yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.07.2012 ve 19.07.2012 tarihli sorgular olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2.Sanık … hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Ancak;
Sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca belirlenen 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezasından 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası yerine 6 yıl 21 ay 22 gün olarak, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen cezadan 62 nci maddesi gereği 1/6 oranında indirim uygulanması sırasında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Bin TL’nin de sanığın zimmetinde olduğu gözetilmeden zimmet miktarı eksik belirlendiği gibi sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen toplam 6.494,01 TL’nin, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 249 uncu maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2014 tarihli ve 2012/119 Esas, 2014/204 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar Güneş ve Ayşe Gülay hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2.Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2014 tarihli ve 2012/119 Esas, 2014/204 sayılı Kararına yönelik katılan vekili ile sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.