YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16055
KARAR NO : 2023/2022
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Zimmet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/43 Esas, 2021/205 sayılı Kararının katılan vekili, sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Katılan Ticaret Bakanlığı vekilinin yokluğunda verilip 05.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 09.08.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen de temyize tabi olmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında zimmet suçundan bozma üzerine kurulan mahkumiyet hükümlerinin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık … müdafii ile sanık …’un hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2007 tarihli ve 2005/86866 Soruşturma, 2007/2833 Esas, 2007/191 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında iddianamenin bir numaralı bendindeki eylemler yönünden basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, 53 üncü maddesi uyarınca belirli haklardan yoksun bırakılmaları ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması ayrıca iddianamenin 4-b numaralı bendindeki eylemler yönünden ise icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 240 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 80 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2008 tarihli ve 2007/49 Esas, 2008/410 sayılı Kararı ile sanıkların iddianamenin 1 ve 4-b numaralı bentlerinde anlatılan eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme olarak basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 5 ay 5’er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirli haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmiştir.
3. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2008 tarihli ve 2007/49 Esas, 2008/410 Karar sayılı hükümlerinin temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 19.11.2012 tarihli, 2010/6254 Esas ve 2012/11612 sayılı Kararı ile eksik incelemeyle hükümler tesis edilmesi ve uygulamadaki hatalar nedeniyle anılan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Dairemizin bozma kararı sonrasında mahkemenin 2013/52 Esas sırasına kayden görülen davada, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2013/52 Esas, 2018/8 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zincirleme olarak basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 10 ay 10’ar gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış hakları gözetilerek 2 yıl 5 ay 5’er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirli haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmiştir.
5. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2013/52 Esas, 2018/8 Karar sayılı hükümlerinin temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 14.12.2020 tarihli, 2020/4302 Esas ve 2020/14132 sayılı Kararı ile eksik incelemeyle hükümler tesis edilmesi, mahkemenin kabulüne göre de sanıkların eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ve uygulamadaki diğer hatalar nedeniyle anılan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
6. Dairemizin bozma kararı sonrasında mahkemenin 2021/43 Esas sırasına kayden görülen davada, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/43 Esas, 2021/205 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zincirleme olarak nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası, 249 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7’şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış hakları gözetilerek 2 yıl 5 ay 5’er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirli haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Ticaret Bakanlığının (Bakanlık) katılan sıfatının bulunduğuna, sanıkların zimmet suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği halde Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık …’un Temyiz Sebepleri
Maddi zorluk yaşadığı, bu nedenle kararın gözden geçirilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu, bozma sonrası yeni bir bilirkişi raporu aldırılması gerekirken yalnızca daha önceki bilirkişilerden birinin dinlenilmesi ile yetinildiği, etkin pişmanlık hükümlerinin eksik uygulandığı, tanık beyanlarına göre suçun unsurlarının oluşmadığı sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İddianamenin 1. numaralı bendinde, suç tarihlerinde İzmir Pide Gevrek İmalatçıları ve Benzerleri Odasının (Oda) başkanı olan … ve başkan yardımcısı olan …’un, 3.278,866 Türk Lirasını Delta Güvenlik firmasına ödenmiş gibi Odanın Sosyal Yardımlaşma ve Kültürel Etkinlikler Fonu defter kayıtlarına işledikleri ancak bu ödemenin faturası olarak … Gıda San. Tic. Ltd. Şirketinden alınmış aynı miktardaki faturayı kaybetmek suretiyle 3.278,866 Türk Lirasını iştirak halinde zimmetlerine geçirdikleri ve iddianamenin 4-b numaralı bendinde ise 21.01.2002 ilâ 26.06.2003 tarihleri arasında Birel Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şirketine ait giderlerin tamamını yine Odanın Sosyal Yardımlaşma ve Kültürel Etkinlikler Fonuna ait muhasebe defterlerine gider olarak kaydetmek suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları iddialarıyla sanıklar hakkında atılı suçlardan kamu davaları açılmıştır.
Sanıkların aynı zamanda Birel şirketinin (önceki ünvanı … Un İş Unlu Mamuler San. Ve Tic. Ltd. Şirketi) kurucu ortağı oldukları, 19.06.1995 tarihi itibarıyla bu şirkette 199.500/200.000 hissesi bulunan Odanın bu hisselerinin 24.11.1997 tarihi itibarıyla sermaye artırımı sonucu 375.000/500.000 hisseye düştüğü, şirketin 22.03.2002 tarihinde tasfiye sürecine girdiği, ödemelerin hangi amaçla yapıldığının belgelenmediği, toplam zimmet miktarının belirlenmesinde nakli yekûn hatalarının tespit edilmiş olması sebebiyle tereddüdün giderilmesi için alınan 15.09.2008 tarihli bilirkişi raporunda bu nakli yekûn hataları da nazara alınarak bunların düşülmesi sonucu yine 2.278,00 Türk Lirası değerinde bir zimmet miktarının bulunduğunun tespit edildiği, üzerlerine atılı zimmet suçunu işledikleri sabit olduğundan sanıkların iddianamenin 1. numaralı bendindeki eylemlerinin yanı sıra iddianamenin 4-b numaralı bendindeki eylemlerinin de zimmet suçunu oluşturacağı kabulüyle bir bütün halinde zincirleme olarak nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dairemizin 14.12.2020 tarihli, 2020/4302 Esas ve 2020/14132 Karar sayılı bozma ilamında; hükme esas alınan 15.09.2008 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 2.278,00 Türk Lirası değerindeki zimmet miktarının iddianamenin 1 ve 4-b numaralı bentlerinde belirtilen zimmet iddiaları ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda mı belirlendiği, yoksa söz konusu Odanın defterlerinde yapılan genel bir değerlendirme ile mi belirlendiği hususunda da çelişki bulunduğu gözetilerek anılan eksikliğin tamamlanması ve çelişkiyi giderecek ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu alınması gerektiğinin belirtildiği ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildiği halde 17.01.2018 tarihli ve 2013/52 Esas, 2018/8 Karar sayılı hükümlerine esas alınan 15.09.2008 tarihli bilirkişi heyet raporunu düzenleyen bilirkişilerden …’nun dinlenilmesi ile yetinildiği, bozma ilamında belirtilen eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla; anılan bozma ilamında belirtilen çelişkileri ve eksiklikleri giderecek ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 249 uncu, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrasının bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği nazara alınmadan sanıklar hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması suretiyle aynı Kanun’un 61 inci maddesinin beşinci fıkrasına muhalefet edilmesi,
Sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakları nedeniyle cezaların 2 yıl 5 ay 5 gün üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanıkların 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Ticaret Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/43 Esas, 2021/205 Karar sayılı hükümlerine yönelik sanık … müdafii ile sanık …’un temyiz istekleri ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.