Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/2639 E. 2021/7158 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2639
KARAR NO : 2021/7158
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

(Özel Güvenlik) İşi ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
b) İddianamede 2 numaralı ihale olarak adlandırılan 02/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/174260 ihale kayıt numaralı (…) Kız Yetiştirme Yurdu Müdürlüğü Malzemesiz Temizlik Hizmeti, Ziyaretçi Danışma ve Yönlendirme Hizmeti ve Kalorifer Hizmeti Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
c) İddianamede 3 numaralı ihale olarak adlandırılan 06/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/175025 ihale kayıt numaralı … Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı Özel Güvenlik Hizmeti Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, …, …, … ve … (bu sanık yönünden 5 numaralı ihale ile zincirleme suç sayılmak suretiyle) hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
ç) İddianamede 4 numaralı ihale olarak adlandırılan 08/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/189343 ihale kayıt numaralı … Görme Engelliler İlköğretim Okulu Genel Hizmet Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
d) İddianamede 5 numaralı ihale olarak adlandırılan 12/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/182065 ihale kayıt numaralı … Üniversitesi Rektörlüğü Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Temizlik Hizmet Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
e) İddianamede 6 numaralı ihale olarak adlandırılan 13/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/163196 ihale kayıt numaralı … 20. Bölge Müdürlüğü Merkez Sitesi ve Taşra Şube Müdürlüklerinin Genel Temizliği ve Çevre Temizliği İşi ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
f) İddianamede 7 numaralı ihale olarak adlandırılan 16/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/194340 ihale kayıt numaralı … Devlet Hastanesi Baştabipliği 2012 Yılı 220 Kişi ile 2 Aylık Malzemesiz Genel Temizlik Çamaşırhane İlaçlama Dahil ve Bakım Onarım Hizmetleri ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
g) İddianamede 8 numaralı ihale olarak adlandırılan 16/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/184497 ihale kayıt numaralı Yenişehir Devlet Hastanesi Baştabipliği 2012 Yılı Özel Güvenlik Hizmet Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, …, … ve … (…) hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
ğ) İddianamede 9 numaralı ihale olarak adlandırılan 16/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/187941 ihale kayıt numaralı … Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Özel Güvenlik Hizmet Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
h) İddianamede 10 numaralı ihale olarak adlandırılan 20/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/186932 ihale kayıt numaralı … 20 Personelli Hizmet Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
ı) İddianamede 11 numaralı ihale olarak adlandırılan 22/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/187879 ihale kayıt numaralı … İl Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binalarının 2012 Yılı (12) Aylık Temizlik Hizmeti Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
i) İddianamede 12 numaralı ihale olarak adlandırılan 27/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/192216 ihale kayıt numaralı Tarım ve Orman Bakanlığı … Genel Müdürlüğü 20. Bölge (…) Müdürlüğü 31 Personelli Özel Güvenlik Hizmeti Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
j) İddianamede 13 numaralı ihale olarak adlandırılan 20/01/2012 tarihinde düzenlenen 2012/6349 ihale kayıt numaralı … 20. Bölge Müdürlüğü Temizlik Hizmet Alımı (65 Kişi-1 Aylık) İşi ihalesi ile ilgili olarak sanıklar … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
k) İddianamede 14 numaralı ihale olarak adlandırılan 24/01/2012 tarihinde düzenlenen 2012/5896 ihale kayıt numaralı … Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Yemek Yapımı ve Temizlik Hizmeti Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
l) Sanıklar … ve … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, …, …, …, …, …, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma, … ve … hakkında örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından beraat.
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
… Genel Müdürlüğünün bir kısım sanıklara isnat edilen suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçları ile kurumlarıyla ilgisi bulunmayan ihalelerle ilgili ihaleye fesat karıştırma suçundan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla bahse konu suçlardan verilen hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı gözetilerek, bu hükümlere yönelik vekilinin temyiz talebinin ve beraat hükmünün gerekçesine yönelik bir temyizi olmayan, bu itibarla beraat hükmünü temyizde hukuki yararı bulunmayan sanık … müdafin temyiz isteminin, ayrıca 5271 sayılı CMK’nin 149/1. maddesi uyarınca sanığın kovuşturmanın her aşamasında birden fazla müdafin hukuki yardımından faydalanabilecek olması karşısında, sanık … müdafi Avukat …’ın sanık adına hükmü temyiz etme yetkisi bulunmakta ise de temyiz süresinin sanığın diğer müdafisine yapılan tefhimle başladığı, sanığın birden fazla müdafi ile temsil edilmesi halinde her müdafisine ayrı ayrı tebliğ zorunluluğu bulunmadığı, gerekmediği halde yapılan tebliğin yeni bir süre başlangıcına esas alınamayacağı, hükmü yasal süresinden sonra 05/03/2015 havale tarihli dilekçeyle, diğer yandan suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin de 18/05/2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ olunan hükümleri 28/05/2018 havale tarihli dilekçeyle yasal süresinden sonra temyiz ettikleri anlaşılmakla temyiz taleplerinin ve sonuç ceza miktarları itibarıyla koşulları bulunmayan sanıklar …, …, … ve … müdafin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, tebliğname başlığında adlarına yer verilen …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere ve iddianamede 15 numaralı ihale olarak adlandırılan 09/02/2012 tarihinde düzenlenen 2011/208294 ihale kayıt numaralı “… Devlet Hastanesi Baştabipliği 2012 Yılı 10 Aylık 212 İşçi ile Malzemesiz Genel Temizlik ve Çamaşırhane İlaçlama Dahil Hizmeti, 8 İşçi ile Bakım ve Onarım Hizmetleri İhalesi” ile ilgili olarak sanıklar …, …, … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebi bulunmadığı, süre tutum dilekçesinde tüm sanıklar aleyhine temyiz talebinde bulunan O yer Cumhuriyet savcısının gerekçeli temyiz dilekçesinde temyiz talebini bir kısım sanıklar hakkında verilen beraat hükümleri ile sınırladığı ve haklarında beraat kararı verildiğinden bahisle temyiz talebinde bulunduğu bir kısım sanıklar hakkındaki hükümlerin mahkumiyet olduğu gözetilerek bu husus maddi hata olarak değerlendirilmek suretiyle temyiz başvurularının kapsamına göre incelemenin; sanıklar … ve … müdafilerin vekalet ücretine münhasır, sanıklar … ve … (…) ile müdafilerin, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … müdafilerin bu sanıklar hakkında verilen mahkumiyet, suçtan zarar gören … Genel Müdürlüğü vekilinin kendi kurumları tarafından düzenlenen 6, 12 ve 13 numaralı ihaleler ile ilgili olarak ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet ve beraat, O yer Cumhuriyet savcısının iddianamede 4 numaralı ihale olarak adlandırılan ihale ile ilgili olarak sanıklar … ve …, 5 numaralı ihale ile ilgili olarak sanıklar … ve …, 6 numaralı ihale ile ilgili olarak sanıklar …, … ve …, 11 numaralı ihale ile ilgili olarak sanıklar …, …, …, …, … ve …, 12 numaralı ihale ile ilgili olarak sanıklar …, …, …, … ve …, 13 numaralı ihale ile ilgili olarak sanık …, 14 numaralı ihale ile ilgili olarak ise …, …, …, … ve … haklarında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-İddianamede 4 numaralı ihale olarak adlandırılan 08/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/189343 ihale kayıt numaralı … Görme Engelliler İlköğretim Okulu Genel Hizmet Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklardan … ve …, iddianamede 5 numaralı ihale olarak adlandırılan 12/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/182065 ihale kayıt numaralı … Üniversitesi Rektörlüğü Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Temizlik Hizmet Alımı ihalesi ile ilgili olarak … ve …, iddianamede 11 numaralı ihale olarak adlandırılan 22/12/2011 tarihinde düzenlenen 2011/187879 ihale kayıt numaralı … İl Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binalarının 2012 Yılı (12) Aylık Temizlik Hizmeti Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, …, …, … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-İddianamede 14 numaralı ihale olarak adlandırılan 24/01/2012 tarihinde düzenlenen 2012/5896 ihale kayıt numaralı … Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Yemek Yapımı ve Temizlik Hizmeti Alımı ihalesi ile ilgili olarak sanıklar …, …, …, … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava konusu ihale nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında; sanıklara isnat edilen suçun sübutu halinde 5237 sayılı TCK’nin 6459 sayılı Yasa’nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan 16/10/2012 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK’nin 7/2 ve 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3-Sanıklardan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … (…) ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümleri ile …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında 6, 12 ve 13 numaralı ihaleler, … hakkında 11 numaralı ihale ile ilgili olarak verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kamu davası açıldığı, … Genel Müdürlüğünün iddianamede yer alan 6, 12 ve 13 numaralı ihaleler yönünden suçun zarar göreni olduğu ve kamu davasına katılma hakkının bulunduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nin 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için dava ve duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
5271 sayılı CMK’nin “Tesadüfen elde edilen deliller” başlıklı 138. maddesinin ikinci fıkrası “Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135’inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet savcılığına derhâl bildirilir” şeklinde hüküm altına alınmış olup, 01/06/2005 tarihinden sonra başvurulacak olan iletişimin denetlenmesi tedbiri sırasında, soruşturma veya kovuşturma ile ilgili olmayan, ancak 135. maddenin altıncı fıkrasında sayılan suç ya da suçlardan birisinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek delilin elde edilmesi durumunda “tesadüfen elde edilen delil” olarak adlandırılan bu delilin belirtilen suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılmasının olanaklı hale getirildiği, bu düzenlemeyle telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, soruşturma veya kovuşturmayla ilgili olmayan, fakat 135. maddenin altıncı fıkrasında sayılan katalog suç ya da suçlardan birisinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delilin elde edilmesi durumunda, söz konusu delilin ceza yargılamasında kullanılabileceğinin kabul edilmiş olması, tedbirin uygulanması sonucunda elde edilen delillerin 135. maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlarla sınırlı olmak kaydıyla, aynı soruşturma ya da kovuşturmayla ilgili suçlar yönüyle öncelikle kullanılabileceğinin kabulünü gerektirdiği, diğer yandan CMK’nin “Teknik Araçlarla İzleme” başlıklı 140. maddesinin “Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebepleri bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi hâlinde, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve iş yeri teknik araçlarla izlenebilir, ses veya görüntü kaydı alınabilir” hükmü uyarınca sanıklar hakkında teknik araçlarla izleme kararı verilebilmesi için soruşturma konusu suçun kanunda sayılan suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde edilme olanağının bulunmaması, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararı gerektiği, CMK’nin 140. maddesi gereğince alınan teknik araçlarla izleme kararı sonucunda elde edilen delillerin yalnızca bu maddede sayılan katalog suçlar kapsamında yer alan suç bakımından delil olarak kullanılabileceği, katalog suçlar dışında kalan bir suç bakımından ise elde edilen delillerin yargılamada kullanılmasının maddenin 4. fıkrasının açık hükmü karşısında olanaklı olmadığı, buna karşılık CMK’nin 138. maddesi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Birinci Kitap Dördüncü Kısım Koruma Tedbirleri Beşinci Bölüm Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi başlığı altında, aynı Yasa’nın 140. maddesi ise Kanun’un Birinci Kitap Dördüncü Kısım Koruma Tedbirleri Altıncı Bölüm Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme başlığı altında düzenlendiğinden, “Tesadüfen elde edilen deliller” başlıklı CMK’nin 138. maddesi teknik araçlarla izlemeyi kapsamadığı gibi Kanunda teknik araçlarla izlemeye ilişkin olarak 138. maddedeki düzenlemeye benzer bir hükme yer verilmediğinden, teknik araçlarla izleme sırasında tesadüfen elde edilen delillerin soruşturma veya kovuşturma sırasında CMK’nin 217. maddesi kapsamında delil olarak kullanılmasının olanaklı olmadığı nazara alındığında; sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında CMK’nin 140. maddesi gereğince verilmiş teknik araçlarla izleme kararları bulunmakla birlikte diğer sanıklar hakkında bu yönde bir karar bulunmadığı, başka bir şahıs ve olay hakkında verilen izleme kararı sırasında tesadüfen elde edilen delillerin hakkında teknik araçlarla izleme kararı bulunmayan sanıklar bakımından yasak delil niteliğinde olduğu, ayrıca iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirinin uygulanması sırasında tespiti yapılan ikili görüşmelerin, görüşmenin tarafı olmayan ve görüşme içeriklerini ve suçu kabul etmeyen sanıklar aleyhine delil olarak kullanılamayacağı gözetilerek, hukuka aykırı nitelikteki bu deliller dışlanmak ve dosya kapsamındaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
TCK’nin 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa’nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığı, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “d” bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla TCK’nin 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan TCK’nin 235/2-d maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, öte yandan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Yasak fiil veya davranışlar” başlıklı 17. maddesinin “d” bendinde yer alan “Alternatif teklif verebilme halleri dışında, ihalelerde bir istekli tarafından kendisi veya başkaları adına doğrudan veya dolaylı olarak, asaleten ya da vekaleten birden fazla teklif vermek” hükmü uyarınca aynı kişinin farklı gerçek veya tüzel kişileri temsilen bir ihaleye katılması ve bu kişiler adına teklif vermesi, bu tekliflerin değerlendirme dışı bırakılmasını gerektirmekle birlikte salt bu aykırılığın ihaleye fesat karıştırma suçuna vücut vermeyeceği dikkate alınarak; tekliflerin aynı kişiler tarafından hazırlandığı iddia olunan ihaleler yönünden kriminal inceleme yaptırılması, şirketlerde aynı kişilerin hakim ortak olup olmadıkları, aynı kişi tarafından temsil edilip edilmedikleri, anlaşma yapıldığına ilişkin başkaca delil bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durulması ve ihaleye katılan şirketlerin ortağı veya yetkili temsilcisi olmayan sanıkların, suçun faili olan sanıkların fiillerine azmettiren veya yardım eden olarak iştirak ettiklerine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında, ihaleye katılan firmaların aynı kişiye ait olması halinde anlaşma unsurunun ne şekilde gerçekleştiği de açıklanarak, hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
TCK’nin 61. maddesinin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilerek ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması suretiyle temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre; bir kısım sanıklar hakkında temel cezanın belirlenmesinde teşdit gerekçesi olarak “…sanığın kastının yoğunluğu, suç işleme eğilimi…” şeklindeki ibarelere yer verilmesinde isabetsizlik bulunmamakla birlikte “…fiilinden sonraki benzer eylemlere devam eden davranışları…” biçimindeki gerekçenin TCK’nin 43. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği nazara alınmadan, olayın oluşumu ve cereyan tarzına uygun düşmeyen gerekçelerle bir kısım sanıklar hakkında temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi,
Kovuşturma evresinde alınan 15/05/2014 tarihli bilirkişi kurulu raporunda suça konu ihaleleri alan şirketlerin ihalelerdeki kâr marjları esas alınmak suretiyle bu firmaların yaklaşık maliyete göre zararlarının hesaplandığı, ihaleleri düzenleyen kurumlar açısından zarar meydana gelip gelmediği hususunda herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, ilgili kurumlardan suça konu ihaleler nedeniyle meydana gelen zararlarının bulunup bulunmadığı hususunda bilgi alınması ve söz konusu bilirkişi raporunu düzenleyen heyetten ihaleyi düzenleyen kurumlar açısından bir zarar meydana gelip gelmediği hususunda detaylı inceleme yapar nitelikte ek rapor alınması sonrasında TCK’nin 235/3-b maddesinin uygulanma koşulları her bir ihale açısından ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Suç tarihleri itibarıyla kayden sabıkasız olup, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz halleri bulunmayan sanıklar …, … (…), …, …, …, …, …, … ve …’nin kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK’nin 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, hangi somut veri ve olgulara dayanıldığı da gösterilmeden “Sanığın suç işleme eğilimi, pişman olduğunun anlaşılamaması, yargılama aşamasında olumlu davranışının tespit edilememesi dikkate alındığında bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilemediğinden…” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle haklarında CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5237 sayılı TCK’nin 235. maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, aksinin kabulü halinde, somut olayda olduğu gibi hükmolunacak sonuç ceza miktarları göz önünde bulundurulduğunda, 5237 sayılı TCK’nin “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3. maddesinin gerekçesinde “Suç işlenmesiyle bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak ceza hukuku yaptırımlarının haklı ve ölçülü olması gerekir. Çünkü ancak haklı ve suçun ağırlığıyla orantılı bir yaptırım ile suç işleyen kişinin bu fiilinden pişmanlık duyması sağlanabilir ve yeniden topluma kazandırılması söz konusu olabilir” şeklinde açıklanmış olan ölçülülük ilkesine aykırı davranılmış olunacağı gözetildiğinde; bir kısım sanıklar hakkında sübutu kabul edilen birden fazla ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin zincirleme biçimde tek ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı gözetilmeden her bir ihale yönünden ayrı ayrı hükümler kurularak fazla ceza tayin edilmesi,
Sanık … hakkındaki hüküm fıkrasının C-1 numaralı bendinde, zincirleme suç nedeniyle TCK’nin 43. maddesi uyarınca yapılan artırım sırasında hesap hatası sonucu “5 yıl” yerine “5 yıl 9 ay” ve buna bağlı olarak takdiri indirim uygulanması
sonrasında “4 yıl 2 ay” yerine “4 yıl 9 ay 15 gün” hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini,
Hükümden sonra sanıklardan …’nın 08/11/2020, …’ın ise 06/05/2015 tarihlerinde öldükleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu hususlar mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nin 64 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete’nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanmış olması nedeniyle TCK’nin 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar … ve … (…) ile müdafilerin, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … müdafilerin, O yer Cumhuriyet savcısının ve suçtan zarar gören … Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, iddianamede yer alan 6, 12 ve 13 numaralı ihalelere ilişkin ihaleye fesat karıştırma suçu bakımından sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının mahiyetine göre kararın CMUK’un 325. maddesi gereğince hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etmeyen sanık …’a TEŞMİLİNE 23/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.