YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3507
KARAR NO : 2023/11059
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/95 Esas, 2016/67 Karar
SUÇLAR : Zimmet (tüm sanıklar hakkında)
HÜKÜMLER : Beraat (sanık … hakkında), mahkûmiyet (sanıklar …, …, … ve … haklarında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan), eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanıklar …, …, …, … ve … haklarında)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin reddi, onama
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/95 Esas, 2016/67 sayılı Kararının sanıklar …, …, … ve … müdafileri ile suçtan zarar görenler vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun’un 264 üncü maddesi de gözetilerek Hazine vekilinin temyiz isteğinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görülmüştür.
Suçtan zarar gören Hazine vekilinin yokluğunda verilip 01.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen hükümlere yönelik, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.11.2018 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve sanık … hakkındaki beraat hükmünün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden katılan … vekilinin sanık … hakkında verilen beraat hükmünü, sanıklar …, …, … ve … müdafiilerinin adı geçen sanıklar haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettikleri ve temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2015 tarihli ve 2015/2001 Esas, 2015/5764 Soruşturma, 2015/240 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zimmet suçundan 1163 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B.Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/95 Esas, 2016/67 sayılı Kararı ile sanıklardan …, …, … ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 51 inci maddesi gereği bu cezalarının ertelenmesine, sanık … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz istemi; sanık … hakkında beraat kararı verilmesinin ve diğer sanıkların asgari hadden cezalandırılmalarının yasaya aykırı olduğuna,
B.Katılan … vekilinin temyiz istemi; sanık … hakkındaki beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna,
C.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın para işlerinde etkin rol almadığına, dükkan alımının üyelerin ihtiyacı ve bilgisi dahilinde olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
Ç.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın alınan kararda imzası olup olmadığı tespit edilmeden cezalandırılmasına karar verildiğine,
D.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
E.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın suç işleme kastının olmadığına, …’a ait taşınmazın yarı hissesinin tapuda tescili konusunda usul sorunları yaşandığına, belediye ve hal müdürlüğü ile yapılan görüşmelerde dükkanın yarı hissesinin alınamayacağının ayrıca belediyeye 5.000 TL ödenmesi gerektiğinin anlaşıldığına, mağduriyet oluşmadığına, menfaat temin etme kastının olmadığına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Tebliğnamenin ilk paragrafında Hazine vekili yerine dosyayla bir ilgisi bulunmayan Aydın Bozbaş’ın ismine yer verilmesinin yazım yanlışı olduğu kabul edilmiştir.
1.Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre suç tarihinin 01.07.2011 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanıklar …, …, …, … ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik Hazine vekilinin temyiz istemine ilişkin olarak dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/95 Esas, 2016/67 sayılı Kararına yönelik sanıklar …, …, … ve … müdafileri ile katılan … vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.11.2023 tarihinde karar verildi.