YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5458
KARAR NO : 2023/6643
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/99 Esas, 2017/622 Karar
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER: 1) Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2016 tarihli ve 2015/222 Esas, 2016/211 sayılı Kararı ile; sanığın eylemlerinin zincirleme olarak kişinin hatasından faydalanmak suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyet,
2) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 18.04.2017 tarihli ve 2017/99 Esas, 2017/622 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak sanık hakkında zincirleme olarak ikna suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.04.2017 tarihli ve 2017/99 Esas, 2017/622 sayılı Kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (2709 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır”, aynı Kanun’un “Temyiz gerekçesi” başlığını taşıyan 295 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; “Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir” şeklindeki düzenlemeler karşısında;
Sanığa 18.04.2017 tarihinde tefhim edilen ve 07.06.2017 tarihinde tebliğ olunan hükümde 5271 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğinin bildirilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de ihtar edilmediği anlaşıldığından, sanığa yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda usulüne uygun şekilde “5271 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği” hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli kararın tebliğ edilmesi,
Temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verilmesi halinde ise bu hususta ek tebliğname düzenlenmesi sonrasında iadesinin temini için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.