Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/5869 E. 2023/1214 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5869
KARAR NO : 2023/1214
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2012 tarihli ve 2011/3212 Soruşturma, 2012/1839 Esas, 2012/129 numaralı İddianamesi ile tüm sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2013 tarihli ve 2012/201 Esas, 2013/78 sayılı Kararı ile sanıklardan … ve … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davalarının tefrikine, tüm sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarına ilişkin olarak görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli … Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. … (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2013/338 Esas, 2014/198 sayılı Kararı ile sanıkların … İl Özel İdaresinde görev yaptıkları ve yüklenen suçu işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısı 14.03.2014 tarihli dilekçesi ile; soruşturmaya konu köylerde “pis suların çevreyi ve insan sağlığını tehdit ettiği, salgın hastalıkların baş gösterebileceği, bazı yerleşim birimlerinde çocuklarda salgın hastalık görüldüğü, hayvanların pis sulardan zarar gördüğü, bu sorunların çözülebilmesi için söz konusu yerleşim yerlerine acilen kanalizasyon sistemi inşa edilmesi gerektiği” yönünde tespitlere yer veren tutanakların gerçeğe aykırı olduğu ve sahte olarak tanzim edildiklerinin belirlendiği ayrıca oturma bankı alım işinin açık ihale usulü limitinde olmasına rağmen, sanık …’ın ihale yetkilisi olduğu iki ayrı ihaleye çıkılmak sureti ile alımların pazarlık usulü ile yapıldığı ve rekabet önlenmek suretiyle kamunun zarara uğratıldığı, silindir ve greyder kiralama işi ihalelerinde de yaklaşık maliyetin gerçeğinden yüksek hesaplandığı, sanıkların üzerlerine atılı suçun sabit olduğu halde verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükümleri temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.10.2013 tarihli sorgular olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2013/338 Esas, 2014/198 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.