Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/5949 E. 2021/7100 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5949
KARAR NO : 2021/7100
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihlerinde … barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın iddianamenin 1 numaralı bendinde anlatılan katılanlar vekili olarak takip ettiği … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/326 Esas sayılı dosyasında 21/04/2006 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilmesine rağmen kanuni süresi içerisinde hükmü temyiz etmeyerek katılanların mağduriyetine neden olduğuna ilişkin iddianın da sübutuna karar verilmiş ise de; anılan davada verilen kararın dosyanın sanığının müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 29/06/2009 tarihli ve 2007/11925 Esas, 2009/7550 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği nazara alınarak bu eyleme ilişkin objektif cezalandırma şartı olan “kamu zararı”, “kişi mağduriyeti” veya “kişilere haksız menfaat sağlama” koşullarından birinin gerçekleşmediği ancak oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen diğer eylemlerinin sayısı ve bir bütün halinde zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun içerisinde değerlendirilerek sanık hakkında zincirleme suç sebebiyle alt sınırdan artırım yapıldığı nazara alındığında anılan hatalı kabul sonuca etkili görülmemiş, TCK’nin 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Adli para cezasının hesabında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği halde, hükmolunan 5 ay hapis cezasının gün birim sayısı belirlenmeden doğrudan adli para cezasına çevrilmesine karar verilerek TCK’nin 61/8. maddesine aykırı davranılması,
TCK’nin 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle yüklenen suçu işlediği kabul edilen ve adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilen sanığın aynı Kanun’un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının tamamen infazından sonra başlamak üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin 4. paragrafında yer alan “günlüğü takdiren 20 TL” ibaresinden önce “150 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına ve” ile hüküm fıkrasına “Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Kanun’un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, takdiren 75 gün süreyle TCK’nin 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 23/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.