YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5975
KARAR NO : 2023/719
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.09.2014 tarihli ve 2014/29464 Esas, 2014/78098 Soruşturma, 2014/1541 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/466 Esas, 2015/222 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiilerinin temyiz istemleri; kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde avukat olarak görev yapan sanığın, alacaklı müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği icra dosyalarının bir kısmında takip talebinden sonra hiçbir işlem yapmadığı bir kısmında ise boçlularınca yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği halde itirazlarının kaldırılması için herhangi bir işlem yapmadığından bahisle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talep edilmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından; sanığın, taraflarla katılan anlaştığı için icra takip dosyalarında işlem yapmadığını savunmasına karşın katılanın kimse ile anlaşma yapmadığını beyan etmesi karşısında savunmasına itibar edilmemiş ve müsnet suçu işlediği kabul edilerek zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV.GEREKÇE
Sanığın güncel adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 1412 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince ele alınması için ilgili mahkemelere ihbarda bulunulması yönünden mahallinde işlem yapılması olanaklı bulunmuştur.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
3. Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
4. Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkarasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği ve cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup hükmolunacak hak yoksunluğunun 200 günü geçemeyeceği gözetilmeden, 9 ay süreyle hak yoksunluğuna hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiilerinin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/466 Esas, 2015/222 sayılı Kararına yönelik temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 6 ncı paragrafının “5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna ve yargılama sürecindeki davranışlarına göre takdiren 200 gün adli para cezasına çevrilmesine ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da sanığın sosyal ve ekonomik koşulları ile gelir seviyesi nazara alınarak 1 gün karşılığı takdiren 50,00 TL’den hesap edilerek kısa süreli hapis cezası yerine sanığın neticeten 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” ve hüküm fıkrasının 8 inci paragrafındaki “9 ay” ibaresinin “200 gün” şeklinde değiştirilmesi ile hüküm fıkrasının 7 nci paragrafında yer alan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine,” şeklindeki ibarenin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.