Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/6038 E. 2021/4500 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6038
KARAR NO : 2021/4500
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1-2. maddesindeki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü uyarınca öncelikle ilgilinin bilinen en son adresi olan … adresine çağrı kağıdı çıkarılması, iade edilmesi durumunda tebligatın Mernis adresi olan “… Mahallesi … adresine yapılması gerektiği, dosyada mevcut tebligat parçası incelendiğinde, tebligatın doğrudan sanığın Mernis adresine ve Mernis ibareli olarak çıkartıldığının görüldüğü, bu itibarla sanığa aynı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, 22/06/2015 havale günlü dilekçede yer alan temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu gözetilerek; tebliğnamedeki sanığın temyiz isteminin reddini isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 tarihli ve 2008/149-163, 13/11/2007 tarihli ve 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK’nin 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, somut maddi zarar da bulunmadığı halde bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu TCK’nin 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 13/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yzl. İşl. Md.