YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6048
KARAR NO : 2022/144
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, vekalet sözleşmesi gereği avukatlığını üstlendiği katılandan Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2012/5109 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibiyle ilgili olarak masraf adı altında 2.420,00 TL aldığı halde, bahse konu takiple ilgili olarak herhangi bir işlem yapmadığı ve yaptığı ödemeye ilişkin belge isteyen katılana da 2012 yılı Temmuz ayı içerisinde Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2012/5109 sayılı dosyası üzerinden alacaklı vekilinin talebi üzerine kaydına haciz konulmuş bulunan borçlu …’a ait olan … plaka sayılı aracın satış işlemleri için gerekli müzekkerelerin yazılmasına ve satış işlemlerine esas olmak üzere 2.420,00 TL satış masrafı avansının alınmasına karar verilmiş gibi sahte olarak düzenlediği tarihsiz belgeyi verdiği iddiasıyla görevi kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verilmiş ise de; belgede sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği ve aslı bulunamayan belgelerin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olamayacağı, aslı ele geçirilemeyen fotokopiden ibaret belgenin belgede sahtecilik suçu yönünden “belge” vasfını taşımayacağı ve suçun maddi unsurunun oluşmayacağı, görevi kötüye kullanma suçu yönünden ise sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında söz konusu belgeyi katılana kendisinin vermediğini, katılanla aralarında vekalet ücretine ilişkin ihtilaf bulunduğunu ve katılanın bu nedenle böyle bir iddiada bulunduğunu beyan etmesi ile dosya içerisinde savunmanın aksini kanıtlayacak her türlü şüpheden uzak, iddiayı ispata yeter delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın her iki suçtan da beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Suça konu belgenin niteliği gereği, yüklenen sahtecilik fiilinin sübutu halinde TCK’nin 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının nazara alınmaması,
Yalnızca TCK’nin 53/1. madde ve fıkrasında sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen kasıtlı suçlar bakımından söz konusu olabilecek olan aynı Yasa ve maddenin 5. fıkrasında düzenlenen hak yoksunluğunun özel belgede sahtecilik suçu açısından uygulanamayacağının düşünülmemesi,
TCK’nin 53/1-e madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle atılı suçları işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine sadece “…Avukatlık hak ve yetkisini kullanmaktan yasaklanmasına” şeklinde sınırlı uygulama yapılması,
Tekerrüre esas alınan Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin dosya numarasının 2011/133 Esas yerine 2011/138 Esas şeklinde yanlış yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 10/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.