Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/6111 E. 2023/1493 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6111
KARAR NO : 2023/1493
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 17.09.2013 tarihli ve 2013/5683 Soruşturma, 2013/2461 Esas, 2013/138 numaralı İddianameyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

2.Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2013 tarihli ve 2013/279 Esas, 2013/296 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinde açılmasına karar verilmiştir.
2.Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2013/220 Esas, 2014/159 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 150 gün karşılığı 9.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık 08.01.2015 havale tarihli temyiz dilekçesi; atılı suçun işlendiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeterli somut ve inandırıcı delil elde edilmemesi nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın katılanın vekilliğini üstlenerek maddi ve manevi tazminat davası açmak için 2.400 TL masraf aldığı halde gereğini yapmaması eyleminin mahkemenin kabulünde belirtildiği gibi görevi ihmal suçunu oluşturacağı ancak Asliye Hukuk Mahkemesinde 100.000 TL bedelli tapu iptali ve tescil davası açtığını söyleyerek 2.495,40 TL değerinde harç ödendiğine dair harçlandırma formunu katılanın kızının mail adresine göndererek katılandan harç bedelini alması, mahkemeden dava konusunun 10.000 TL olduğu, masraf ve harç miktarı olarak toplam 178,40 TL ödendiğinin öğrenilmesi şeklindeki eyleminin ise 5237 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturacağı ancak bu suçların 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 250 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki cezalarının üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.11.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2013/220 Esas, 2014/159 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu
davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.