YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6134
KARAR NO : 2023/399
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2014 tarihli ve 2014/1916 Esas, 2014/5788 Soruşturma, 2014/128 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/245 Esas, 2015/66 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bir yıl denetim süresine tabi tutulmasına ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmiş olması nedeniyle katılan lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ve müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.10.2012 tarihli ve 2011/502 Esas, 2012/493 sayılı Kararı ile davalı katılan … aleyhine hükmedilen tazminat bedelinin tahsili için başlatılan Adana 9. İcra Müdürlüğünün 2012/12526 sayılı takip dosyasında tehiri icra kararı alınması için katılanın sanığa teminat olarak 08.10.2012 tarihinde 5.000 TL verdiği halde bu miktar paranın dosyaya yatırılarak tehiri icra kararı alınmaması ve takibin durdurulmaması nedeniyle sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talep edilmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından; katılan …’nun, sanık …’ı Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/502 Esas sayılı dosyasında vekil olarak tayin ettiği, sanığın bu vekalete dayalı olarak katılanı söz konusu davada temsil ettiği, bu davanın aleyhine sonuçlanması nedeniyle katılanın tazminata mahkum edildiği, bunun üzerine karşı tarafın icra takibi başlattığı, başlatılan icra takibinde tehiri icra kararının alınabilmesi için sanığın katılandan 08.10.2012 tarihinde 5.000 TL’yi teminat olarak aldığı ve buna ilişkin avukatlık kartvizitinin arkasına parayı teminat olarak aldığını yazarak imzaladığı ve bu belgeyi katılana verdiği, buna rağmen sanığın söz konusu takibe ilişkin teminatı icra dosyasına koymayarak takibin devamına ve katılanın mağduriyetine neden olduğu, sanığın teminat bedelini de katılana iade etmediği, her ne kadar sanık söz konusu paranın verildiği tarihte mahkemenin hala gerekçeli kararını yazmadığını, verilen paranın avukatlık ücreti olduğunu, dava konusu miktar 30.000 TL olduğundan söz konusu paranın tehiri icra kararının alınabilmesi için yeterli olmadığını savunmuş ise de mahkemenin 02.10.2012 tarihinde karar verdiği, sanık tarafından katılana verilen kartvizitte 5.000 TL’nin teminat için alındığı ve bu paranın da mahkeme kararının takibe konulmasından
hemen sonra alınması göz önüne alındığında savunmaya itibar edilemeyeceğinden, sanığın müsnet suçu işlediği kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmedilerek aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3.Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında sadece 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine, hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde uygulama yapılması,
4.Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir” şeklindeki hüküm uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan … lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle katılan vekilinin, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/245 Esas, 2015/66 sayılı Kararına yönelik temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının üçüncü paragrafındaki 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin bendin tümüyle hükümden çıkartılması, hüküm fıkrasının dördüncü paragrafının “Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan 5 ay süreyle yasaklanmasına,” şeklinde değiştirilmesi ve hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.000 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.