YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6137
KARAR NO : 2023/2426
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.05.2013 tarihli ve 2012/2187 Soruşturma, 2013/868 Esas, 2013/443 numaralı İddianamesi ile; sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca belirli haklardan yoksun bırakılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2014/184 Esas, 2015/35 sayılı Kararı ile; sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 7.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın, katılanın parmağındaki kırığı tespit ve teşhis edemeyerek sakat kalmasına sebep olduğu, benzer suçlardan yargılamalarının devam ettiği, katılanın zararını gidermeyen ve pişmanlık göstermeyen sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğu, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Dosyadaki ilk iki bilirkişi raporunun sanık lehine sadece son bilirkişi raporunun sanık aleyhine olduğu ve raporlar arasındaki çelişki nedeniyle yeni bir bilirkişi raporu aldırılması gerektiği, sanığın eyleminden ötürü katılanın zarar görmediği, sanığın katılanı engelleme veya yanlış yönlendirme gibi bir eylemi bulunmaması sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiği, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerekirken mahkemece hatalı gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.01.2015 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2014/184 Esas, 2015/35 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.