Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/6200 E. 2023/7209 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6200
KARAR NO : 2023/7209
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/343 Esas, 2018/56 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanığın 06.02.2018 tarihinde tebliğ edilen hükmü bir haftalık yasal süreden sonra temyiz ettiği ancak hüküm fıkrasında temyiz süresinin on beş gün olarak gösterildiği, sürede yapılan yanıltmanın temyiz hakkını ortadan kaldırmayacağı ve temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.10.2012 tarihli ve 2012/1944 Soruşturma, 2012/1661 Esas, 2012/839 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereği hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 24.01.2013 tarihli ve 2012/435 Esas, 2013/25 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.
3. Kararın katılan tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.04.2016 tarihli ve 2014/2223 Esas, 2016/3733 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verildiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2018 tarihli ve 2016/343 Esas, 2018/56 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 14.02.2018 havale tarihli temyiz dilekçesi ile; …. köyüne ait yaylanın … Valiliği Tarım İl Müdürlüğü Mera Komisyonu tarafından satışa çıkarıldığını ve satışının yapıldığını, kendisinin bu işte bir rolü olmadığını, görevini kötüye kullanmadığını bildirerek mahkumiyet hükmünün bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamından; BİMER’e başvuruda bulunan …’ın kendilerine ait hayvanları otlatacak yer bulamadıkları halde suç tarihinde … ili … köyü muhtarı olan sanığın, başka köylerden gelen kişilere, kişisel kazanç elde etmek için hayvan getirip çadır kurmalarına göz yumduğunu bildirerek şikayetçi olduğu somut olayda; köy merasını koruma görevini ihmal ederek köy halkının mağduriyetine sebep olduğundan ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren başlamak üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Uyap sisteminden yapılan sorgulamada; sanığın adli sicil kaydında yer alan, suç tarihinden önce kesinleşen … (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/499 Esas, 2008/979 sayılı Kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün taksirle yaralama suçuna ilişkin olduğu, aynı mahkemenin 2009/341 Esas, 2009/439 sayılı Kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise suç tarihinden önce kesinleştiği, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, bu nedenle her iki kaydın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yasal engel teşkil etmediği, sanığın duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir halinin bulunmadığı ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulandığı da nazara alınarak; kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık nedeniyle yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin “Sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması ve sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlemiş olması nazara alınarak sanığın tekrar suç işlemeyeceği hususunda Mahkememizde kanaat oluşmadığından” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa’nın 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2018 tarihli ve 2016/343 Esas, 2018/56 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.