YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6219
KARAR NO : 2023/520
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2012 tarihli ve 2012/3281 Soruşturma, 2012/4142 Esas, 2012/1862 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli ve 2014/30 Esas, 2015/80 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın ertelenmesine ve sanığın 1 yıl süre ile denetim altında tutulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin 11.03.2015 havale tarihli dilekçesi; Mahkemece 05.02.2015 tarihli duruşmada kuruma yazılan ve zarar oluşup oluşmadığı ile bu zararın giderilip giderilmediğinin sorulmasına dair yazı cevabının beklenmesine dair verilen ara karardan dönülmesinin usule aykırı olduğu, suçun unsurlarından biri olan kamu zararının oluştuğuna dair delil bulunmadığı, zarar bulunduğu kabul edilse dahi bu zararın hesaplanıp sanığa ödeme imkanının sunulmadığı, bu gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın mahkumiyetine yeterli ve somut delil bulunmamasına rağmen mahkemece mahkumiyet hükmü kurulduğu hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … Ocak 2009-Mayıs 2011 tarihleri arasında Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Servisinde hemşire olarak görev yaptığı sırada, lüzum halinde verilmiş olan doktor emri dahilinde alınması gereken ilaçlardan Diazem’e aynı hasta için sanığın nöbetlerinde her zaman ihtiyaç hissedilmişken aynı yatışın sanığın dışındaki nöbetlerde çoğunlukla ihtiyaç hissedilmediği, 44 adet diazem isteğinde prosedürlerin yerine getirilmediği veya hastaların kullandığı ilaçların doktor emri olmadığı halde eczaneden çekildiği veyahut da çekilen ilaçların hastaya uygulanmasında sıkıntıların mevcut olduğu, 12 hastada 22 adet Xanax tablet isteği ile 7 hastada 19 adet Contromal isteğinin usulsüz olduğu ve bu suretle sanığın görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kamunun zararına yol açmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/149 Esas, 2008/163 sayılı Kararında da belirtildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu nazara alınarak; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında yer alan ”kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği” şeklindeki kabul karşısında, atılı görevi kötüye kullanma suçu açısından oluşan maddi zararın neden ibaret olduğunun somut olarak belirlenmesinden, sanığa bu zararı giderme imkanı tanınmasından ve suçtan kaynaklı zararın giderilip giderilmediğinin araştırılmasından sonra sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 6 ncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin “Sanığın eylemi ile kamu zararının oluşması ve giderilmemesi nedeniyle” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin 5 inci fıkrası gereğince, ayrıca, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde bu cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesi yerine infazı kısıtlayacak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli ve 2014/30 Esas, 2015/80 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.