Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/6252 E. 2023/7445 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6252
KARAR NO : 2023/7445
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/621 Esas, 2014/667 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Temyiz incelemesi yapılan bu dava ile Dairemizin 2021/7709 Esasına kayıtlı dava arasında suç ve sanık yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek her iki davanın birlikte yapılan incelemesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2014 tarihli ve 2014/314 Esas, 2013/4078 Soruşturma, 2014/102 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2014/621 Esas, 2014/667 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz istemi; eksik ceza tayin edildiğine yöneliktir.
B. Sanık müdafiinin temyiz istemi; tebligatı alan M.Ata dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğine, teşdit, ertelememe, seçenek yaptırımlara çevirmeme gerekçelerinin isabetli olmadığına, kararda telafisi mümkün olmayan zarar, kişilere haksız kazanç sağlama unsurunun soyut olarak ifade edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde Yalım belediye başkanı olarak görev yaptığı, katılan …’in 16.10.2009 tarihli Yalım Belediye Meclisi Kararının ve bu karara dayalı olarak verilen yapı ruhsatlarının usul ve yasaya aykırılık teşkil etmesi nedeniyle Mardin İdare Mahkemesine açtığı davada Mahkemece 2013/1288 Esas numaralı dosya üzerinden maden sahası içerisinde yer alan inşaatlar ile alakalı olarak yürütmeyi durdurma kararı verildiği ve bu kararın 22.07.2013 tarihinde Yalım Belediyesinde yetkili …’ya tebliğ edildiği, yürütmeyi durdurma kararını yerine getirerek inşaatların yapımını durdurmakla, onları mühürlemekle görevli olan sanığın tebligatı almasına rağmen inşaatların yapımını derhal durdurmadığı, 20.09.2013 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlendiği ancak geç kalınan süre zarfında inşaatların yükseldiği, daha sonra kolluk tarafından tutulan 07.01.2014 tarihli tutanağa göre söz konusu inşaatların halen devam ettiğinin tespit edildiği, sanığın eylemi nedeniyle zarar oluştuğu, kişilere haksız kazanç sağlandığı, sanığın bu suretle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında suç ve iddianame tarihlerine göre zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gereken dava bulunduğundan dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Açılan kamu davası nedeniyle mahkemece yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, kovuşturma sonucu mahkemede oluşan kanaat ve takdire göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nde (UYAP) yapılan incelemede; sanık hakkında aynı suç nedeniyle Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/474 Esas sırasında kayıtlı dava dosyasında yapılan yargılama sonucu verilen mahkumiyet kararının Dairemizin 2021/7709 Esas numarası üzerinden aynı gün yapılan temyiz incelemesinde bu dava dosyası yönünden de bozma kararı verildiği, her iki davanın suç ve iddianame tarihleri incelendiğinde eylemler arasında hukuki kesinti oluşmadığının anlaşılması karşısında, davaların birlikte görülerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanığa yüklenen ve mahkemece oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ile uygulama yapılması gerekirken aynı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebi de bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yasal gerekçelerle denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılması gerektiği nazara alınmadan, gerekçeden yoksun şekilde anılan maddenin uygulanmaması,
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2014/621 Esas, 2014/667 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2023 tarihinde karar verildi.