YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6813
KARAR NO : 2023/9936
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/8 Esas, 2015/556 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2014 tarihli ve 2014/23643 Soruşturma, 2014/9067 Esas, 2014/4883 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/8 Esas, 2015/556 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, olayda mağduriyet ya da haksız kazanç bulunmadığını, suçun maddi unsurlarının oluşmadığını, müvekkilinin hacizleri bilerek ve isteyerek kaldırmadığını, müvekkili hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek iken adli para cezası kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkumiyet hükmünün bozulması istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Kocaeli 1. İcra Müdürlüğünde icra memuru olan sanığın, 2013/11310 sayılı icra takip dosyası kapsamında borçlu adına kayıtlı araçlara haciz şerhi konulmasının ardından borçlu tarafından vaki itiraz üzerine 2. İcra Hukuk Mahkemesince takibin geçici olarak durdurulmasına karar verildiği ve bu aşamada takip dosyasında herhangi bir işlem yapmaması gerektiği halde borçlunun araçları üzerine konulan haciz şerhlerini kaldırmak suretiyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek, bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 357 nci maddesi uyarınca soruşturma veya kovuşturmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/8 Esas, 2015/556 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.10.2023 tarihinde karar verildi.