YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6820
KARAR NO : 2023/10777
KARAR TARİHİ : 06.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/312 Esas, 2015/718 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2015 tarihli ve 2015/600 Soruşturma, 2015/2314 Esas, 2015/1846 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/312 Esas, 2015/718 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi gereği bu cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, sanığın kamu görevlisi olduğunu, soruşturma izni alınmadığını, bu durumun yasa hükmüne aykırı olup suça konu müzekkereye cevap verme gibi bir görevi ve yetkisinin de olmadığını, mahkemelerden gelen müzekkerelere geç cevap vermenin kurumun iç işleyişinden kaynaklandığını, bu konuda sanığa verilen bir görev olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünde Hukuk İşleri Servisinde çalışan sanığın, Büyükşehir Belediyesi Başkanlığının, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açtığı davada, 3. İdare Mahkemesinin SGK’nın idari para cezası kararına dayanak olan bilgi ve belgeleri istediği yazılara, görevi olduğu halde cevap vermediği, sanığın 3. İdare Mahkemesinin ara karar gereklerini makul süre içerisinde yerine getirmekte ihmal gösterdiği ve bu eylemi nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davası sonucunda mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasa’nın 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 4483 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin son fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 161 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca soruşturma veya kovuşturma iznine tabi olmayan ve aynı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren temyize konu görevi kötüye kullanma suçunda 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/312 Esas, 2015/718 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden
sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.