YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6821
KARAR NO : 2023/5321
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/11 Esas, 2016/141 Karar
SUÇLAR : Sanıklardan … hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma, … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Sanıklardan … hakkında atılı suçtan, …’ya isnat edilen eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.12.2015 tarihli ve 2015/33564 Soruşturma, 2015/28803 Esas, 2015/25220 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, sanık … hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve her iki sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/141 sayılı Kararı ile sanıkların eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; sanık …’ün denetim görevini yerine getirdiğine ve birlikte çalıştığı personel ile birebir çalışıp denetleme yapmasının mümkün olmadığına, sanık …’nın ise tıbbi atıkları geçici şekilde muhafaza etmek için damacanayla ağacın altına gizlediğine, ulu orta çevreye terk etmediğine, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine ve gerekçesinin de belirtilmediğine ilişkindir.
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sözleşmeli tıbbi sekreter olan sanık …’nın özgü suç olan görevi kötüye kullanma suçunun asli faili olamayacağına ve eyleminin taksirle yaralama suçu kapsamında kaldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan …’ün Yeşilyurt Aile Sağlığı merkezinde sorumlu hekim, …’nın ise sözleşmeli tıbbi sekreter olarak görev yaptığı, olay tarihinde aile sağlığı merkezi dışında açıkta bulunan damacana içerisindeki tıbbi atık olan enjektörler ile oynayan mağdurlar … ve …’in birbirlerini basit tıbbi müdehale ile giderilebilir derecede yaraladıkları, aile sağlığı merkezinin günlük tıbbi atık toplama sorumlusu olarak görevlendirilen …’nın tıbbi atıkların bertarafına ilişkin kurallara uymayarak taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma, sorumlu yönetici olan …’ün de gerekli denetimleri yapmayarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; sanık …’ya isnat edilen taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçuyla sanığın eylemi arasında illiyet bağının bulunduğundan söz edilemeyeceği, eyleminin görevi kötüye kullanma suçunun maddi ve manevi unsurlarını taşıdığı, sanık …’ün sorumlu hekim olarak görev yaptığı aile sağlığı merkezinde tıbbi atıkların olması gereken muhafazalı kutularda değil, boş damacana şişelerinde toplanmasının alışkanlık haline geldiği, damacana şişelerinin de bina içerisinde değil, bahçesinde muhafaza edildiği ve denetleme görevi olduğu anlaşılan sanık …’ün bu sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmediği kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık …’nın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu ve hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın da izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarih, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanık …’ün aşamalardaki savunmalarında, tıbbi atıkların bertarafından aile sağlığı merkezi tıbbi atık toplama talimatına göre sanık …’nın sorumlu olduğunu, kendisine buna dair görevlendirmenin imzalatıldığını ve eğitimlerin verildiğini, tıbbi atıklar ile ilgili bir sorumluluğu olmadığını savunduğu, sanık …’nın da bu savunmaları doğruladığı, bu itibarla sanığa atfedilebilecek herhangi bir sorumluluğun bulunmadığı anlaşıldığı halde yanılgılı değerlendirme sonucu beraati yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/141 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık … yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.