YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6940
KARAR NO : 2023/6420
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/427 Esas, 2015/853 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç ve sanık yönünden fiili, hukuki bağlantı olduğundan Dairemizin 2021/8759 Esas sırasına kayıtlı dava ile birlikte yapılan incelemede;
Sanığın sübutu kabul edilen eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçuna uyduğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasına göre uygulama yapılması,
Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminde yapılan sorgulamada; Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2015/533 Esas, 2016/175 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine söz konusu davanın Dairemizin 2021/8759 Esasında kayıtlı olduğu ve 25/06/2015 tarihli iddianame içeriğine göre de suç tarihinin 24/04/2015 olması karşısında, bu davanın suç ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti durumu da dikkate alınıp, derdest olan davaların birleştirilmesi, suçun sübutu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespiti halinde, 5237 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası ve 61. maddesinin birinci fıkrası göz önünde bulundurularak, sanığa verilecek cezada 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen davalarda verilen cezaların bu cezadan mahsup edilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, 53 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.