YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6995
KARAR NO : 2023/6151
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/856 Esas, 2016/125 Karar
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.07.2014 tarihli ve 2013/13719 Soruşturma, 2014/4860 Esas, 2014/2490 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları ile hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2014/856 Esas, 2016/125 sayılı Kararı ile sanıklar …, … ve …’ın atılı suçtan beraatlerine, sanık …’ın ise 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 75 tam gün karşılığı1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıklar …, … ve …’ın görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri dosya kapsamına göre sabit olduğu halde beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
Hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne itiraz ettiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan …, … ve …’ın …nde suça konu inşaattan sorumlu denetim elemanları, …’ın ise bu inşaatın müteahhidi oldukları, yapı denetim şirketinin denetim sorumluluğu altındaki Çayırova ilçesindeki inşaatla ilgili … görevlilerince hazırlanan inceleme raporunda, ruhsata ve onaylı projesine aykırı imalat yapıldığı halde sanıkların inşaattaki denetim görevlerini yapmadıklarından bahisle kamu davası açıldığı, mahkemece alınan 23.11.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporundan anlaşılacağı üzere sanıklardan … ve …’ın yapı denetim şirketinde 18.01.2007-07.09.2010; …’ın ise 18.01.2007-06.03.2008 tarihleri arasında yani suç tarihinden önce çalıştıkları, bu nedenle denetim sorumluluklarının bulunmadığı, diğer sanığın ise inşaatın müteahhidi olduğu ve denetim görevini yerine getirmediği kabul edilerek sanıklar …, … ve …’ın atılı suçtan beraatlerine, sanık …’ın ise mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar …, … ve … hakkında verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamına girmeyen sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren temyize konu görevi kötüye kullanma suçunda sanığın kamu görevlisi olup olmadığı hususu da açıklığa kavuşturulduktan sonra 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Verilen Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2014/856 Esas, 2016/125 sayılı Kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2014/856 Esas, 2016/125 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.