YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7049
KARAR NO : 2023/4434
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İddianamede TCK’nın 257/2. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, ek savunma hakkı tanınmadan anılan Yasa’nın 257/1. maddesinin uygulanması suretiyle CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada tespit edilebilir maddi bir zararın bulunması gerektiği, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, CMK’nın 231/6-c maddesinde düzenlenen “giderilmesi gereken zarar” kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, buna karşın dava konusu edilen eylem itibarıyla tanık …’ın mevzuata aykırı olarak atandığı kamu görevini yerine getirmiş olmasına göre sanığa izafe edilecek bir zararın bulunmadığı nazara alındığında, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilerek TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan sanık hakkında takdiri indirim nedenleriyle çelişki oluşturacak şekilde dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özellikleri gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesi gereğince bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 05/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.