Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7113 E. 2023/1001 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7113
KARAR NO : 2023/1001
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.04.2015 tarihli ve 2015/1253 Soruşturma, 2015/604 Esas, 2015/35 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2015 tarihli ve 2015/73 Esas, 2015/49 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Burhaniye Nöb. Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/119 Esas, 2016/47 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına, cezasının infazından sonra işlemek üzere de 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki haklarını kullanmaktan 6 ay süreyle yoksun bırakılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz sebeplerinde, katılan vekili sıfatıyla başka dosyaları takip ettiğini, Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/538 Esas sırasında kayıtlı dosyanın bir duruşmasına ortak vekaletnamesinin olduğu …’ın katıldığını fakat vekalet ücreti ve masraf ödenmediğinden diğer duruşmaları takip etmediklerini, katılanın hazır bulunduğu celsede beraatine karar verildiğini, suçun yasal unsurları olan mağduriyet ve zarar oluşmadığından, keza alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim nedeni ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmadan verilen kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Balıkesir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, vekalet ücreti ve masraflara mahsuben katılandan 3.800 TL aldığı halde, müdafi olarak Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/538 Esas sayılı dosyasının 23.01.2014 ve 10.04.2014 tarihli duruşmalarına mazeretsiz katılmadığı gibi katılanı gereğince savunmayarak onun yargılama sonunda mahkumiyetine karar verilmesine neden olduğu ve bu suretle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği belirtilerek hakkında son soruşturmanın açılması kararı verilmiştir.
Mahkemece; sanığa hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmış, sanığın savunmalarının çelişkiler içerdiği, katılanın olaydan sonra bir hafta içinde sanığı azletmesi ve ilgili mercilere şikayette bulunması, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri gibi hapis veya adli para cezasına göre cezai açıdan daha hafif nitelikteki bir tedbire verdiği tepkinin sanığın temsil yönünden gerçekleşen ihmaline yönelik olduğu, TİB iletişim raporuna göre Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/538 Esas sayılı dosyasında hükmün verildiği 10.04.2014 tarihinde duruşma öncesi ve sonrasında sanık ile katılan arasında çeşitli görüşmeler olmasının da katılanın anlatımını doğruladığı, sanık hakkında benzer nitelikteki eylemleri nedeniyle yargılama yapıldığı ve tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın vekaletname ile üstlendiği müdafilik görevine ve 1136 sayılı Kanun’un yüklediği yükümlülüklere aykırı davranarak katılanın yargılandığı dosyanın duruşmalarına katılmamak suretiyle mağduriyetine neden olduğu belirtilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesi uyarınca kamu görevlisinin görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılabilmesi için görevinin gereklerine aykırı davranışın yetmemesi, eyleminin bu kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlaması sonuçlarını doğurmasının gerekmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 18.10.2005 tarihli ve 2005/4 MD-96 Esas, 2005/118 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, mağduriyet kavramının, sadece ekonomik bakımdan uğranılan zararla sınırlı olmayıp, bireysel hakların ihlali sonucunu doğuran her türlü davranışı ifade etmesi nedeniyle sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/119 Esas, 2016/47 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.