Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7360 E. 2023/7468 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7360
KARAR NO : 2023/7468
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/353 Esas, 2016/223 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2015 tarihli ve 2014/83470 Soruşturma, 2015/19041 Esas, 2015/14608 numaralı İddianamesiyle sanıklar … ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, sanık … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 37 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, tüm sanıklar hakkında 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/353 Esas, 2016/223 sayılı Kararı ile sanıklar … ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri, sanık … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 38 inci, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
31.05.2016 havale tarihli dilekçe ile; sanığın suç kastının olmadığı, sanık ile … arasında azmettirme ilişkisinin bulunmadığı, özellikle yaz aylarında artan iş yükü ve yeterli sayıda kalem personeli bulunmaması nedeniyle olayın beşeri hatadan kaynaklandığı, sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığı, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiği sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
27.05.2016 havale tarihli dilekçesi ile; suçun asıl muhataplarının memur olan sanıklar olduğunu, memur sanıkların işlemin nasıl yapılması gerektiğini bildiklerini ikrar ettiklerini, diğer sanıkların hata yapmış olmalarının sanık …’in azmettirdiği anlamına gelmeyeceğini, azmettirdiğine ilişkin delilin bulunmadığını bildirerek usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
30.05.2016 havale tarihli dilekçe ile; sanığın, tapu müdürlüğündeki görevinin vatandaşların taleplerini toplamak olduğu, amirlerinin bilgisi ile iş yoğunluğundan kaynaklı diğer personelin hazırlayamadığı işlemleri hazırladığı, görevine girmeyen işi yapması nedeniyle suçun maddi unsurunun gerçekleşmediği, azmettirme ilişkisinin gerçekleşmediği, suç işleme kastının bulunmadığı yönlerinden kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın sahibi olduğu taşınmazın tapu kaydına şikayetçi … lehine 5 yıl süreyle konulan taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin şerhin, sanık …’ın 01.04.2014 tarihli tek taraflı talebiyle, …’nin beyanı alınmadan, Zeytinburnu Tapu Sicil Müdürlüğünde müdür yardımcısı olarak çalışan sanık … ve bilgisayar işletmeni sanık … tarafından terkin edilmesi nedeniyle memur sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, sanık … hakkında bu suça azmettirmeden açılan kamu davasında, Mahkemece; atılı suçtan sanıkların ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar müdafiilerinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada tespit edilebilir maddi bir zararın bulunması gerektiği, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen “giderilmesi gereken zarar” kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, buna karşın dava konusu edilen eylem itibarıyla sanıkların şikayetçi …’nin talebi olmadan taşınmaz satış vaadi şerhinin kaldırılması şeklindeki eylemlerinde doğrudan bir zararın bulunmadığı, şikayetçinin mağduriyetine sebep verildiği nazara alındığında, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 51 inci maddeleri gereğince takdiri indirim uygulanarak cezaları ertelenen sanıklar hakkında çelişki oluşturacak biçimde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar … ve … hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/353 Esas, 2016/223 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi.