YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7361
KARAR NO : 2023/4373
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aşkale Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2014 tarihli ve 2014/203 Soruşturma, 2014/212 Esas, 2014/138 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/6 Esas, 2016/53 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un (298 sayılı Kanun) 138 inci maddesi yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 298 sayılı Kanun’un 138 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 175 tam gün karşılığı 3.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu sebebiyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 30 Mart 2014 tarihli Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Dallı mahallesi sandık kurulu üyesi olarak görev yaptığı, seçim sonucunda bir oy farkla seçimi şikayetçi dışındaki diğer muhtar adayının kazandığı, şikayetçinin İlçe Seçim Kuruluna (Kurul) itirazda bulunduğu, oy torbasının ilçe seçim kurulu huzurunda açılmasına rağmen oy pusulalarının oy torbasında bulunmadığı, bu nedenle Kurulca itirazın doğru olup olmadığının tespit edilemediği ve şikayetçi İlhan’ın itirazı kabul edilerek aynı köyde seçimlerin yenilenmesine karar verildiği, sanığın sandık kurulu üyesi olarak oy pusulasını Kurul’a götürülecek torbaya koymayarak denetlenmesine mani olduğu iddia ve kabul edilerek sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde sandık kurulu üyesi olan sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın 298 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesi uyarınca izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/6 Esas, 2016/53 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.