Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7388 E. 2023/1702 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7388
KARAR NO : 2023/1702
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2014 tarihli ve 2014/107005 Soruşturma, 2014/40146 Esas, 2014/4040 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/452 Esas, 2015/76 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/264 Esas, 2016/78 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 2.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği 1 ay 7 gün süreyle birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, Yargıtayca verilen bozma kararının katılanın aleyhine olduğuna, davaya devam edildiği takdirde önceden tahsil edilmemiş olan işçi ücretlerinin iadesi ile birlikte vekalet ücreti ödenmesi gerekeceğine, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle katılanın daha az zarara uğradığına ve davaya devam etmekte katılanın hukuki yararının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın vekilliğini üstlendiği, açtığı alacak davasının 20.11.2012 tarihli oturumuna katılmayarak dosyanın işlemden kaldırılmasına, üç ay içinde yenilemeyerek davanın açılmamış sayılmasına ve katılan aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesine sebep olduğu ve bu suretle görevini kötüye kullandığı iddiasıyla kamu davası açılmış ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın, davaya devam etmekte hukuki yarar bulunmadığına ilişkin savunması, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, 01.03.2012 tarihli, 2009/48752 Esas, 2012/7804 Karar sayılı bozma ilamının içeriği ve bozma öncesi yerel mahkemece katılan lehine hükmedilen işçi ücretlerinin ilamlı takiple tahsil edilip katılana ödenmesi hususları nazara alındığında, görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılabilmesi için norma aykırı davranışın yeterli olmadığı, ayrıca objektif cezalandırma koşullarının gerçekleşmesinin gerektiği, bu kapsamda kişi mağduriyeti ya da kamu zararı veya kişilere haksız menfaat sağlanması koşullarının oluşup oluşmadığı, varsa ne şekilde oluştuğunun denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gerekçeleriyle tartışılması ve sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçun 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, bu fıkradaki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanması gerektiği nazara alınmadan, sanığın 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/264 Esas, 2016/78 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.