Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7390 E. 2023/1433 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7390
KARAR NO : 2023/1433
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2015 tarihli ve 2014/48917 Soruşturma, 2015/12614 Esas, 2015/10006 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/563 Esas, 2016/226 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; bilirkişi raporu düzenlenirken rapora esas alınan ilgili belgeleri alma görevinin inşaat mühendisi olan sanığa değil fen bilirkişisi olarak görevlendirilen kişiye ait olduğuna, sanığın görevli olmadığı bir iş için fail olarak yargılanamayacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Mersin 7. İcra Müdürlüğünün 2014/138 esas sayılı talimat dosyasında taşınmazın kıymet takdiri için inşaatçı bilirkişi olarak görevlendirilen sanığın, keşif tarihinde Mezitli Tapu Müdürlüğünde mevcut olan vaziyet planı ve projeleri temin ederek bu belgelere göre değer tespiti yapması gerekirken keşiften önceki bir tarihte haricen temin ettiği belgelere göre tespit yapıp rapor düzenlediği, düzenlenen bu rapora göre ihaleye katılan ve ilgili taşınmazı satın alan şikayetçinin zarara uğradığından bahisle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talep edilmiştir.
Mahkemece; ihale ve taşınmaza ilişkin evrak nazara alınarak sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve müsnet suçu işlediği kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan bilirkişi olan sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/563 Esas, 2016/226 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.