Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7396 E. 2023/2716 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7396
KARAR NO : 2023/2716
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zincirleme olarak icbar suretiyle irtikap (üç kez)
HÜKÜM : Zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.10.2015 tarihli ve 2015/111631 Soruşturma, 2015/37947 Esas, 2015/2498 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca üç kez cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/325 Esas, 2016/112 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri; mahkumiyet kararının bozulması talebiyle, lehe hükümlerin uygulanmaması ve yargılama sırasında yokluğunda yapılan duruşmada toplanan delillerin 5271 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesi uyarınca tarafına okunmadan hüküm kurulmuş olmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Ankara … Asayiş Şube Müdürlüğü … Bölgesi Devriye Ekipleri Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan sanığın, katılanlar ve şikayetçiye ait iş yerlerinden parasını vermeden bir takım gıda maddeleri aldığı, bunların alınmasına polis olması nedeniyle kişilerin ses çıkaramadığı, malları vermemeleri hallerinde kendilerine kötülük yapabileceğini düşündükleri, bu haliyle sanığın eyleminin kamu görevinin gereklerine aykırı hareket ederek mağdurların zararına neden olmak suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın mahkemece yapılan 15.12.2015, 27.01.2016 ve 09.03.2016 tarihli duruşmalara katıldığı, 5271 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesi uyarınca duruşma salonundan dışarı çıkarılmadığı, yokluğunda yapılan celse olmayıp, duruşmalarda yokluğunda toplanmış delil bulunmadığı anlaşılmakla bu husustaki temyiz itirazları reddedilmiştir. Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/325 Esas, 2016/112 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.