Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7406 E. 2023/3771 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7406
KARAR NO : 2023/3771
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet

Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/58 sayılı Kararının sanık ve katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Katılanın yüzüne karşı tefhim edilen hükme karşı, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 06.05.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2015 tarihli ve 2015/4274 Soruşturma, 2015/1553 Esas, 2015/93 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2015/135 Esas, 2015/181 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Ünye Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/58 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına ve cezasının infazından sonra başlamak üzere 2 ay 15 gün süre ile avukatlık mesleğinden men edilmesine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 22.03.2016 tarihli süre tutum dilekçesi ile; aleyhine verilen kararı temyiz ettiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Ordu Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, doğrudan gelir desteği alması için idare mahkemesinde gerekli davayı açmak üzere 27.09.2012 tarihli vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlendiği, dava masrafı ve vekalet ücreti adı altında yaklaşık 1.200 TL para da almasına rağmen, katılanı oyalayarak ve ilgili davayı açmayarak mağduriyetine sebebiyet verdiği iddia ve kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın, katılanla görüştükten sonra İlçe Tarım Müdürlüğünden yaptığı araştırma sonucunda katılanın daha evvel doğrudan gelir desteği almak için 2 kez ilgili müdürlüğe başvurup ret cevapları aldığını tespit ettiğini, katılana dava açılması halinde davanın reddedileceğini bildirdiğini savunması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, Ünye İlçe Tarım Müdürlüğüne müzekkere yazılarak katılanın doğrudan gelir desteği almak için başvurusu olup olmadığının sorulmasından, başvurusu olması halinde başvuruya ilişkin tüm evrakın istenilmesinden sonra sanığın savunmasında belirttiği hususlar üzerinde durularak sanık tarafından dava açılması halinde 2577 sayılı Kanun’da öngörülen sürelerin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve eylemi neticesinde kamunun zararına veya kişilerin mağduriyetine neden olma ya da kişilere haksız menfaat sağlama biçimindeki objektif cezalandırma koşullarından birinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, gerçekleşmişse ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılması suretiyle hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın dava açmadığı halde açmış gibi davranarak katılanı oyalamak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin aynı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Sanığın geçmişi lehine değerlendirilerek hakkında takdiri indirime ilişkin 5337 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanmasına rağmen, bu gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde, sanık hakkında daha önce verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının bulunması nedeniyle tekrar suç işlemekten çekineceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle aynı Kanun’un 50 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmaması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde sadece “avukatlık mesleğinden men edilmesine” şeklinde sınırlı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılanın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/58 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.