Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7423 E. 2023/7020 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7423
KARAR NO : 2023/7020
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/75 Esas, 2016/146 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca 28.12.2015 tarihli ve 2015/10213 Soruşturma, 2015/4224 Esas, 2015/272 numaralı İddianameyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

2.Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/67 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın Muğla Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.

3.Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/75 Esas, 2016/146 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 51 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Sanık, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı, vekillikten çekildiği ve 17.04.2012 tarihli celseden itibaren kendisine duruşma günü tebliğ edilmediği, vekillikten çekildiğinin mahkemesi tarafından da bilindiği, kararın temyiz edilmemesinde kendisinin bir kusurunun bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Muğla Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapmakta olan sanığın “Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarından Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/78 Esas sayılı dosyasına kayden görülen kamu davasında yargılanan katılanın vekilliğini üstlendiği halde vekillik görevinin gereklerini yerine getirmediği, sanık müdafii sıfatıyla bahse konu davanın 10.07.2012, 04.12.2012 ve 02.04.2013 tarihli duruşmalarına mazeretsiz katılmadığı, söz konusu kamu davasında yapılan yargılama neticesinde sanık olan katılanın toplam 3 Yıl 14 Ay hapis ve 6.160 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, yokluğunda verilen 02.04.2013 tarihli ve 2011/78 Esas, 2013/77 sayılı Kararı sanık müdafii olarak 29.04.2013 tarihinde tebellüğ etmesine rağmen, yasal süresinde temyiz etmeyerek katılanının mağduriyetine sebebiyet vermek suretiyle üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında yer alan ”kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği” şeklindeki kabul karşısında, atılı görevi kötüye kullanma suçu açısından oluşan maddi zararın neden ibaret olduğunun somut olarak belirlenmesinden, sanığa bu zararı giderme imkanı tanınmasından ve suçtan kaynaklı zararın giderilip giderilmediğinin araştırılmasından sonra sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin “Sanığın eylemi sonucu mağdurun kararının temyiz edilmeyerek kesinleşmesi nedeni ile mağdurun cezaevine girmiş olduğundan müştekinin mağduriyetinin mevcut olması nedeni ile şartları oluşmadığından” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/75 Esas, 2016/146 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.06.2023 tarihinde karar verildi.