Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7430 E. 2023/4225 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7430
KARAR NO : 2023/4225
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/519 Esas, 2016/480 Karar
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Tayin olunan cezanın adli para cezası olmasına nazaran sanık …’nin süresinden sonra vaki ve yasal koşulları da bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.08.2015 tarihli ve 2014/2520 Soruşturma, 2015/542 Esas, 2015/516 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/519 Esas, 2016/480 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500’şer TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’nin temyiz istemi, suç vasfının tayininde hata yapıldığına, mağdurların yaralanması ile kendi görevi arasında illiyet bağı bulunmadığına, bina maliki … ile müteahhit …’in beyanlarına göre tadilat yapılmadığına, inşaat ruhsatında ve yapı kullanma izin belgesinde imzası olmadığına, yeni imalat olmadığından kontrol görevinin bulunmadığına, kusurlu olduğu konusunda kesin delil olmadığına, zorlama bilirkişi raporuna göre cezalandırılmasının yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, yapı kullanma izin belgesindeki denetim ve imza sorumluluğunun kimlere ait olduğunun araştırılması taleplerinin dikkate alınmadığına, konunun zabıta müdürlüğünün görev alanına girdiğine, hiçbir yasal mevzuatta imar ve şehircilik müdürünün kaldırımda yasal olmayan kömürlük kapağının bulunmasını doğrudan denetleme gibi bir görevi olmadığına ilişkindir.
2.Sanık …’in temyiz istemi, suç vasfının tayininde hata yapıldığına, mağdurların yaralanması ile kendi görevi arasında illiyet bağı bulunmadığına, bina maliki … ile müteahhit …’in beyanlarına göre tadilat yapılmadığına, inşaat ruhsatında ve yapı kullanma belgesinde imzası olmadığına, yeni imalat olmadığından kontrol görevinin bulunmadığına, bütün yapıların kontrolünden zabıta amirinin sorumlu olamayacağına, kazanın neden kaynaklandığını öngörmenin mümkün olmadığına, olaya uygun düşmeyen rapor ile cezalandırılmasının doğru olmadığına, iskan ruhsatı verildiği tarihte görevli olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanıklardan …’in zabıta müdür vekili, …’nin ise Fen İşleri müdür vekili olarak görev yaptıkları, mağdurlar … ve …’in … caddesi üzerinde yürüdükleri esnada 91 no.lu apartmanın hizasına geldiklerinde, kaldırım üzerinde bulunan apartmana ait kömür boşaltma girişi kapağına basmalarıyla kapağın kırıldığı ve … ile …’in bodruma düşerek yaralandıkları, sanıkların yasal olmayan kömürlük kapağının denetlenmemesi ve kaldırtılmaması sebebiyle görevlerini ihmal ettikleri kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanıkların suçlamayı kabul etmedikleri, ruhsat aşamasında söz konusu kömürlük kapağının bulunduğu, sonradan yapılan bir imalat olmadığı, bütün yapıların kontrolünden sorumlu olamayacakları şeklindeki savunmaları ile müteahhit tanık …’in binanın ilk yapıldığı tarihte de kapağın bulunduğu, bir değişiklik yapılmadığı şeklindeki beyanları karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, iskan ruhsatı verildiği sırada söz konusu kömürlük kapağının bulunup bulunmadığının, sonradan kömürlük kapağına müdahale edilip edilmediği ve kaldırım üzerindeki kapakla ilgili belediyeye herhangi bir şikayet yapılıp yapılmadığının araştırılması ile müteahhit … hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/74 Esas sayılı dosyasının getirtilip incelenmesinden sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin sanıklara ihtarına karar verilmesi,
Suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/519 Esas, 2016/480 sayılı Kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.