YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7450
KARAR NO : 2023/5541
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/587 Esas, 2016/184 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Of Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2015 tarihli ve 2015/497 Esas, 2015/1131 Soruşturma, 2015/495 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Of Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/587 Esas, 2016/184 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi; sanığın suç kastı bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde Of Belediye Başkanı olarak görev yaptığı, ilçe merkezinde bulunan Gözde Apartmanının mimari projesi ile ruhsata esas statik projesine ve tekniğe aykırı imalatların yapıldığı, bu durumun binanın güvenilirliği ve taşıyıcılığını olumsuz etkilemesine rağmen belediyece kısmi yapı kullanım izin belgelerinin düzenlendiği, yine söz konusu yapı kullanım izin belgelerinden 7 tanesinin 5 yıllık süresinin dolmasına rağmen ruhsat yenilenme işleminin yapılmadığı, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 64 üncü maddesine göre yapının kısmen kullanılması mümkün olan kısımlarına yapı kullanma izni düzenlenebilmesi için bu bölümlere hizmet veren ortak kullanım alanlarının tamamlanmış ve kullanılabilir olması ile yapıda mevzuata aykırılığın bulunmaması gerektiği, buna rağmen belediyece binada yer alan 14 daireye yapı kullanma izin belgesi düzenlenmiş olduğu, bu belgelerden 9 adedini ise sanığın imzalayıp onayladığı iddia ve kabul edilerek sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinde Of Belediyesinde fen işleri müdürü olarak görev yapan Yılmaz ve zabıta komiseri olarak görev yapan İsmail Hakkı hakkında suça konu yapı kullanma izin belgelerinde imzaları bulunduğu, bu belgeler düzenlenmeden önce binaya giderek kontrol ettikleri, bu kontrollerde mevzuata aykırılıklar bulunmasına rağmen bu aykırılıkları göz ardı ederek yapı kullanma izin belgelerinin düzenlenmesini sağladıkları iddialarıyla alakalı yapılan yargılamada, Of Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/223 Esas sayılı dosyasında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararlarının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/3754 Esas, 2020/2390 sayılı Kararı ile bozulduğu anlaşılmakla, aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle davaların birleştirilmesi, birleştirilmesinin mümkün olmaması halinde onaylı örneğinin dosya arasına alınması ile delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, “sabıkasında açıklanmayan hükme ilişkin kayıt olması” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,
Sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Of Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/587 Esas, 2016/184 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.04.2023 tarihinde karar verildi.