YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7469
KARAR NO : 2023/7435
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/588 Esas, 2016/439 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir Üniversitesi Ceza Kurulunun, 20.06.2013 tarihli ve 2013/1 sayılı Kararı ile sanık hakkında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun (2547 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca men-i muhakeme kararı verilmiştir.
2. Danıştay 1. Dairesinin, 22.01.2014 tarihli ve 2014/75 Esas, 2014/70 sayılı Kararı ile Balıkesir Üniversitesi Ceza Kurulunun, 20.06.2013 tarihli ve 2013/1 sayılı men-i muhakeme kararının kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesi gereğince lüzum-u muhakemesine karar verilmiştir.
3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/64 Esas, 2015/136 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiştir.
4. Sanık müdafiinin itirazı üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2015/293 Değişik iş sayılı Kararı ile itirazın kabulüne ve … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/64 Esas, 2015/136 sayılı Kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
5. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/588 Esas, 2016/439 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereğince 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; şikayet eden öğrencilerin ev arkadaşı olduğuna ve müvekkiline ait dersten geçerli not alamadıkları için bu şekilde davrandıklarına, müvekkilinin atılı suçu işlediğine yönelik somut delil bulunmadığına ve bu doğrultuda hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde … Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapan sanığın, üniversitede eğitim gören bazı bayan öğrencileri telefonla arayarak ya da mesaj atarak fakültedeki odasına çağırdığı, rahatsız ettiği, burada cinsel ve mahremiyet içerikli konuşmalar yaptığı, öğrencileri bu konuşmaları dinlemeye, bazı seçmeli dersleri ve bitirme ödevini kendisinden almaya zorladığı belirtilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine” veya “kamunun zararına neden olma” ya da “kişilere haksız bir menfaat sağlama” koşullarından birisinin de mevcut olması gerektiği nazara alınarak, objektif cezalandırma koşullarının ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.06.2008 tarihli ve 2008/149 Esas, 2008/163 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu nazara alınarak; dosya kapsamından sanığın suç tarihi itibarıyla adli sicil kaydı bulunmadığı anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan aynı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a-b-c) bentlerindeki objektif ve subjektif koşulların oluşup oluşmadığı karar yerinde değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/588 Esas, 2016/439 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2023 tarihinde karar verildi.