Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7470 E. 2022/14788 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7470
KARAR NO : 2022/14788
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihlerinde … ili … ilçesi belediye başkanı olan sanığın, su ve kanalizasyon arızalarının giderilmesinde yevmiyeli işçi çalıştırılmasına yönelik olarak doğrudan temin usulüne göre yapılan hizmet alımı kapsamında, düzenlenmesi gereken ihale onay belgesi ile piyasa araştırma tutanağını düzenlememesi ve piyasa araştırması ile ilgili bir görevlendirme yapmaması, belediyede yevmiyeli işçi olan ve söz konusu işlerin yapımı sırasında başka işçilerle birlikte çalışan …’e hizmet alımı kapsamında yüklenici olarak ödeme yapması, bu ödemelere ilişkin harcama belgelerinde gerçekleştirme görevlisi, muhasebe yetkilisi ve harcama yetkilisinin imzalarının bulunması gerekirken, sadece harcama yetkilisi olarak kendisinin imzasıyla ödemeleri gerçekleştirmesi şeklindeki eylemlerinin TCK’nın 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilen somut olayda; bu suçun oluşabilmesi için objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine” veya “kamunun zararına neden olma” ya da “kişilere haksız bir menfaat sağlama” koşullarından birisinin de mevcut olması gerektiği nazara alınarak, objektif cezalandırma koşullarının ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
UYAP sisteminde yapılan sorgulamada sanık hakkında 2010 – 2014 yılları arasında işlediği icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 16/06/2015 tarih ve 2015/390 Esas sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, … Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2019 tarihli, 2015/489 Esas ve 2019/862 sayılı Kararı ile zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 19/02/2020 tarihli ve 2020/279 Esas, 2020/334 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla; zincirleme suç ile mahsup hükümlerinin tartışılıp değerlendirilmesi bakımından bahse konu dava dosyasının dosya arasına alınıp incelenerek, sanığın hukuki durumunun hasıl olacak sonuca göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Mahkemece sübutu kabul edilen eylemin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve TCK’nın 257/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanun’un 257/2. maddesi gereğince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Sanığın yüklenen suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlediği kabul edildiği halde hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesine, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, temyize konu bu dosyadaki suç tarihinin anılan düzenlemenin yürürlük tarihinden önce olmasına göre, geçmiş hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde belirtilen diğer koşullar yönünden denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılması gerekirken, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmolunması,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 26/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.