Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7482 E. 2023/4970 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7482
KARAR NO : 2023/4970
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/396 Esas, 2016/108 Karar
SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/396 Esas, 2016/108 sayılı Kararının, O yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
O yer Cumhuriyet savcısının yokluğunda verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen bir aylık kanunî süre geçtikten sonra 21.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanıkların hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca sanıkların temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince sanıkların temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.08.2015 tarihli ve 2015/637 Soruşturma, 2015/569 Esas, 2015/565 numaralı İddianamesiyle sanıklar … ve … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/396 Esas, 2016/108 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 150 tam gün karşılığı 3.000’er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. O YER CUMHURİYET SAVCISININ TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’in, …’a doğrudan reddiyat yaparak belge ve para vermediği ancak …’in aracında …’ın bıraktığı tebligatların çıkmış olması nedeniyle adı geçen sanığın durumdan haberdar olduğu kabulü ile “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine aykırı olarak mahkumiyet kararı verilmesi, sanık …’un iş yoğunluğu nedeniyle durumun farkına varamamış olması ihtimalinin kararda tartışılmaması, her iki sanık yönünden …’ın eylemlerinin soruşturma başlamadan önce fark edilip edilmediğinin mahkeme hakimlerinden sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulması gerektiği yönlerinden hükümleri sanıklar lehine temyiz etmiştir.
2. SANIK …’İN TEMYİZ SEBEPLERİ
Mübaşir …’ın aracına bıraktığı siyah poşeti etik olmaması nedeniyle açmadığını, … hakkında zimmet suçundan soruşturma açıldığını öğrendiğinde söz konusu poşeti mahkeme hakimine teslim ettiğini, bunun haricinde …’a reddiyat yapmadığını, tebligat teslim etmediğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.
3. SANIK …’UN TEMYİZ SEBEPLERİ
Mahkeme kaleminde reddiyat yapma görevinin aslen yazı işleri müdürüne ait olduğunu ancak kendilerinin de müdürün talimatı ile bu işi yaptıklarını, mübaşir …’a para ve belgeyi teslim ettikten sonra işlemi yapıp yapmadığını kontrol etme görevinin kendisinde olmadığını, kaldı ki bu kişinin de amiri olmadığını, verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Hakkında zimmet suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve suç tarihinde Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesinde mübaşir olan …’ın kendisine postaneden gönderilmek üzere teslim edilen tebligatlara ait ücretleri, tebligatları göndermeden kendisine mal edindiğinin tespit edilmesi üzerine, sanıkların aynı kalemde zabıt katibi olarak çalıştıkları, kimi zaman tebligatlara ilişkin reddiyatların bu sanıklar tarafından yapıldığı ancak tebligatların geri dönüşünün olmaması üzerine durumun takibinin yapılmadığı, yine sanık …’in aracının … tarafından kullanılması sonucunda bir kısım tebligatların sanık …’in aracında bulunarak adı geçen sanık tarafından mahkeme hakimine teslim edildiği, her iki sanığın bu eylemleri nedeniyle haklarında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı ve bu suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE

Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasa’nın 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 4483 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin son fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 161 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca soruşturma veya kovuşturma iznine tabi olmayan ve aynı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren temyize konu görevi kötüye kullanma suçunda 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR

A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/396 Esas, 2016/108 sayılı Kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.