YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7496
KARAR NO : 2023/1200
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.08.2014 tarihli ve 2014/7032 Soruşturma, 2014/2219 Esas, 2014/123 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kovuşturma açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2014/225 Esas, 2014/262 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Ünye Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/126 Esas, 2016/59 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına ve cezasının infazından sonra başlamak üzere 2 ay 15 gün süre ile avukatlık mesleğinden men edilmesine hükmolunmuştur.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın temyiz sebeplerinin yerinde olmadığından bahisle hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde; aleyhine verilen kararı temyiz ettiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Ordu Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, idare mahkemesinde dava açmak üzere katılanın vekilliğini üstlendiği ve 1.600 TL para aldığı, davacı vekili sıfatıyla açtığı davada Ordu İdare Mahkemesinin 11.02.2014 tarihli ve 2014/148 Esas, 2014/166 sayılı Kararı ile 30 günlük süre içerisinde yeniden dava açması için süre verildiği halde ilgili davayı açmayarak katılanın mağduriyetine neden olduğu ve bu suretle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın savunmasında idare mahkemesinin ret kararından sonra yeniden dava açmak için belediye başkanlığından dava konusu işlemin katılana tebliğ edildiği tarihi araştırdığını, tebliğ tarihine göre 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (2577 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca dava açma süresinin geçtiğini ve süre yönünden reddedilecek olan davayı yeniden açmadığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, Ünye Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak dava konusu işlemin tarih ve sayısı ile katılana tebliğ tarihinin bildirilmesinin istenilmesinden sonra sanığın savunmasında belirttiği hususlar üzerinde durularak sanık tarafından yeniden dava açılması halinde 2577 sayılı Kanun’da öngörülen sürelerin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve eylemi neticesinde kamunun zararına veya kişilerin mağduriyetine neden olma ya da kişilere haksız menfaat sağlama biçimindeki objektif cezalandırma koşullarından birinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, gerçekleşmişse ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılması suretiyle hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın geçmişi lehine değerlendirilerek hakkında takdiri indirime ilişkin 5337 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanmasına rağmen, bu gerekçeyle çelişki oluşturacak şekilde, sanık hakkında daha önce verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının bulunması nedeniyle tekrar suç işlemekten çekineceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle aynı Kanun’un 50 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmaması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde sadece ”avukatlık mesleğinden men edilmesine” şeklinde sınırlı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/126 Esas, 2016/59 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.