Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7506 E. 2023/7175 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7506
KARAR NO : 2023/7175
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/93 Esas, 2016/247 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Temyiz incelemesi yapılan bu dosya ile Dairemizin 2021/7261 Esasına kayıtlı dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek her iki dosyanın birlikte yapılan incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Didim (Yenihisar) Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2015 tarihli ve 2013/5782 Soruşturma, 2015/323 Esas, 2015/321 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/93 Esas, 2016/247 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereğince 300 tam gün karşılığı olmak üzere neticeten 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; dosya içerisinde yer alan davaya konu yapı kullanma izin belgelerinin tamamının, yapı denetim firmalarınca verilen yapının %100 oranında tamamlanmış olduğuna dair tutanaklara istinaden müvekkili tarafından imzalanmış olduğuna ve bu nedenle mahkemece kabul edilen teknik elemanlarca yapı kullanım izin belgelerinin onaylanmadığına dair gerekçenin yerinde olmadığına ayrıca müvekkili lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ve ortada somut bir zarar bulunmadığı halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde Didim Belediyesinde İmar ve Şehircilik Müdür Vekili olarak görev yapan sanığın, 01.01.2013-15.05.2013 tarihleri arasında düzenlenen 30 adet yapı kullanma izin belgesini, mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı belediyenin teknik elemanlarınca araştırılmadan tek başına imzalayarak görevini kötüye kullandığı iddia olunan somut olayda, Mahkemece; sanığın üzerine atılı eylemin sübuta erdiği kabul edilerek görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.

IV. GEREKÇE
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nde yapılan sorgulamada; sanık hakkında benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı aynı suçtan kamu davaları açıldığının anlaşılması karşısında, tüm mevcut davaların araştırılarak, derdest ise birleştirilmesini, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesini müteakip, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, sanığa isnat edilen eylemlerden hangilerinin teselsül kapsamında kabul edildiğinin gerekçeleriyle birlikte açıklanıp karar yerinde gösterilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri de nazara alınarak sanığa aynı Kanun’un 257 nci maddesi gereğince verilecek cezadan 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezanın mahsubu ile oluşursa aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi durumunda ise ayrı cezalar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/93 Esas, 2016/247 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.06.2023 tarihinde karar verildi.