YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7583
KARAR NO : 2023/7022
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/192 Esas, 2016/288 Karar
SUÇ : Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf
HÜKÜM : Eylemin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şuhut Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.04.2015 tarihli ve 2013/689 Soruşturma, 2015/144 Esas, 2015/143 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 261 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Şuhut Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/192 Esas, 2016/288 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesi uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık, eksik inceleme ile karar verildiği, tüm delillerin toplanmadığı, atılı suçu işlemediği gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Karaadilli Çiftçi Malları Koruma Başkanlığında koruma bekçisi olan sanığın, mağdur …’ya ait bir adet koyunu usulsüz bir şekilde zapt ettiği ve el konulan koyunun el koyulduktan üç gün sonra Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı elindeyken öldüğü, sanığın koyunu zapt etmesi için koyunun ya sahipsiz olması ya da mağdur tarafından yasak bölgede otlatıldığı için bir zarar vermiş olması gerektiği, koyunun sahipsiz olmadığı gibi zarar verdiğine ilişkin bir tutanak da bulunmadığı, sanığın el koyma eylemi nedeniyle mağdurun zararına sebep olduğu kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dairemizin 2021/7582 Esas sırasında kayıtlı Şuhut Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/52 Esas sayılı davası ile incelemeye konu dava arasında suç ve sanık yönünden fiili ve hukuki bağlantı olduğundan birlikte ele alınarak yapılan incelemede;
Sanığın, Karaadilli Çiftçi Malları Koruma Başkanlığında koruma bekçisi olarak görev yaptığını beyan ettiği ancak buna ilişkin görev belgesinin dosya muhteviyatında bulunmadığı anlaşılmakla; öncelikle 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen usule uygun şekilde mülki idare amirinin onayıyla atanıp atanmadığının kesin olarak tespit edilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bu dava ile birlikte incelenen Şuhut Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/52 Esas ve 2016/167 Karar sayılı dava dosyasında, sanık hakkında benzer eylemi nedeniyle dava açıldığının anlaşılması karşısında, suçun sübutunun değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi bakımından bahsi geçen dava dosyası da incelenmek suretiyle suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, 5237 sayılı Kanun’un 3 ve 61 inci maddeleri de gözetilerek, sanığa aynı Kanun’un 257 inci maddesi gereğince verilecek cezadan 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra varsa kesinleşen dava dosyalarından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği karar yerinde tartışılıp değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şuhut Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/192 Esas, 2016/288 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.