Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7742 E. 2023/7222 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7742
KARAR NO : 2023/7222
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/377 Esas, 2016/215 Karar
SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma (3 kez)
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (3 kez)

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 23.07.2015 tarihli ve 2015/22174 Soruşturma, 2015/6848 Esas, 2015/537 numaralı İddianameyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan (5 kez) son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2015 tarihli ve 2015/249 Esas, 2015/254 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 inci maddesinin ikinci fıkrası (5 kez) ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/377 Esas, 2016/215 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 kez olmak üzere 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezaların aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereğince 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezasına çevrilmesine, yine aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca bu cezaların ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, mağdurlar … ve …’e yönelik eylemlerinden dolayı ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 03.05.2016 havale tarihli dilekçe ile; süre tutum istemiyle birlikte gerekçesiz şekilde mahkumiyet hükümlerini temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Ankara Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın tazminat ve işe iade davaları açmak üzere katılanların vekilliğini üstlenerek toplam 6.500 TL parayı yargılama gideri ve vekalet ücretine mahsuben aldığı halde gereğine tevessül etmediği iddia ve kabul edilerek her bir katılana yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı olmak üzere atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmemesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarihli ve 2008/149-163; 13.11.2007 tarihli ve 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen cümle de eylem tarihinde yürürlükte bulunmadığından 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların niteliği gereği yasal engel teşkil etmeyeceği gözetilerek, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, ileride suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaat oluşması nedeniyle hakkında verilen adli para cezaları ertelenen sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmaması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrildikten sonra, yasal olanağı bulunmadığı halde, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/377 Esas, 2016/215 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.06.2023 tarihinde karar verildi.