Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7868 E. 2023/6398 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7868
KARAR NO : 2023/6398
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/26 Esas, 2016/273 Karar
SUÇLAR : Tefecilik, tehdit
HÜKÜMLER: 1-Sanık … hakkında tefecilik ve tehdit suçlarından mahkûmiyet,
2-Sanık … hakkında tefecilik suçundan mahkûmiyet,
3-Sanıklar …, …, …, … ve … haklarında tefecilik suçundan beraat.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2015 tarihli ve 2015/488 Esas, 2015/699 Soruşturma, 2015/484 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında mağdur …’a yönelik eylemleri nedeniyle tefecilik ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 nci maddesinin birinci fıkrası ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi ile 58 inci maddesince tekerrür hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2016 tarihli ve 2016/3 Esas, 2015/129 Soruşturma, 2016/3 numaralı İddianamesiyle tüm sanıklar hakkında mağdur …’e yönelik eylemleri nedeniyle tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi ile 58 inci maddesince tekerrür hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
3.Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli, 2015/543 Esas ve 2016/262 sayılı Kararı ile; sanık … hakkında mağdur …’a yönelik eylemleri nedeniyle tefecilik ve tehdit suçlarından açılan davanın aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesiyle aynı mahkemenin 2016/26 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine hükmedilmiştir.
4.Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/26 Esas, 2016/273 sayılı Kararı ile sanık … hakkında tefecilik suçundan temel ceza belirlenirken uygulama maddesi gösterilmeden 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 kez 2 yıl 1 ay hapis ve 1.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tüm suçlar bakımından aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları, 58 inci maddesince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık … hakkında tefecilik suçundan temel ceza belirlenirken uygulama maddesi gösterilmeden 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında tefecilik suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin sanıklar …, …, …, … ve … hakkındaki beraat hükümlerine yönelik temyiz istemi; sanıkların tefecilik suçunu işlediklerinin sabit olduğuna ve cezalandırılmaları gerektiğine,
2.Sanık …’ın temyiz istemi; hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, cezasında indirim yapılmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına,
3.Sanık …’in temyiz istemi; hakkında paraya çevirme ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığına, sadece tanık beyanlarının delil olarak yeterli olmadığına, her türlü şüpheden uzak yeterli delil olmadığı nazara alınarak beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Birleşen dosya kapsamında mağdur …’ın sanık …’den faiz karşılığı 25.000 TL borç para aldığı, mağdurun borcunu ödeyememesi nedeniyle sanığın faiz miktarını 90.000 TL’ye kadar çıkarttığı, söz konusu borcun mağdur tarafından ikisi 10.000 TL bedelli ve biri de 5.000 TL bedelli olmak üzere iki ayrı senetle ödendiği, daha sonra sanığın mağduru Zarha dağına götürerek burada borcun ödenmesi konusunda ölümle tehdit ettiği, asıl dosya kapsamında mağdur …’in sanıklardan …’a ait araç ile kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle yaklaşık 18.000 TL borçlandığı, söz konusu borcu ödeyememesi nedeniyle …’ın kendisini … ile tanıştırdığı, mağdur …’in …’den faizle para aldığı, …’in de bu faizli paraları garanti altına almak amacıyla emanete kayıtlı senetleri düzenlediği, her ikisinin fikir ve eylem birliği içerisinde mağdura borcunu ödemesi için baskı yaptıkları ve mağdura ait dairenin …’ın eşine devrini sağladıkları kabul edilerek sanıklardan …’ın tefecilik, …’in ise tefecilik ve tehdit suçlarından cezalandırılmalarına, diğer sanıklar yönünden ise faizle mağdur …’e borç para verdiklerine dair mağdurun hazırlık anlatımı dışında bir delilin bulunmaması, mağdurun bir defaya mahsus alınan borç nedeniyle borçtan kurtulmak amacıyla bu şekilde ifade vermiş olabileceği, meblağların düşük olması ve söz konusu borçların faizle verildiğine dair herhangi bir delil bulunmaması nedeniyle beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklardan … Hakkında Tefecilik ve Tehdit Suçlarından, …, …, …, … ve … Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İddianamede yer alan ve tehdit olarak nitelenen “… şüphelinin olay tarihi öncesinde şikayetçiye 25.000 TL borç verdiği, tarafların haftalık % 20 faiz verme konusunda anlaştıkları, ilerleyen süreçte şikayetçinin almış olduğu 25.000 TL karşılığında şüpheliye faiziyle birlikte toplam 115.000 TL para ödediği, yine de şüphelinin şikayetçiden para talep etmeye devam ettiği, olay günü şüphelinin şikayetçiyi alarak Zarha dağına götürdüğü, burada şüphelinin şikayetçiye hitaben “öldürürüm sizi” demek suretiyle tehdit ettiği…” şeklindeki isnadın sübutu halinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturabileceği, bu suçtan dolayı yargılama yapma, delilleri değerlendirme ve suç vasfını belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, sanıklara isnat olunan tefecilik suçunun da hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenlerle 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 12 ve 5271 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanık … Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.07.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/26 Esas, 2016/273 sayılı Kararına yönelik katılan Hazine vekili ile sanıklar … ve …’in temyiz istekleri ile dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, mahkumiyet hükümleri bakımından sanıkların kazanılmış hakları saklı tutularak, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi.