YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7881
KARAR NO : 2023/5836
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/111 Esas, 2016/347 Karar
SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran sanıklar müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.05.2013 tarihli ve 2012/6462 Soruşturma, 2013/1585 Esas, 2013/680 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 357 nci maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 2013/680 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında açılan kamu davaları … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/111 Esas sırasına kaydolunmuştur.
3. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2015 tarihli ve 2013/7298 Soruşturma, 2015/309 Esas, 2015/276 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 2004 sayılı Kanun’un 357 nci maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
4. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 2015/276 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında açılan kamu davaları … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/162 Esas sırasına kaydedilmiştir.
5. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2015 tarihli ve 2015/162 Esas, 2015/248 sayılı Kararı ile bu davanın aynı mahkemenin 2014/111 Esas sayılı davası ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan bahisle birleştirilmesine ve yargılamanın 2014/111 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
6. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2016 tarihli ve 2014/111 Esas, 2016/347 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 2004 sayılı Kanun’un 357 nci maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca ayrı ayrı olmak üzere 150 tam gün karşılığı 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafii, mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğu, sanıkların kast veya ihmallerinin bulunmadığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sanıkların eylemlerinin hukuka uygun olduğu, objektif cezalandırılma koşullarının oluşmadığı, kararların usûl ve yasaya aykırı olduğu, icra hukuk mahkemesine yapılan şikayet başvurusunun kabul edildiği ve işlemlerin hukuka uygunluğunun tespit edildiği, bu kararın onanarak kesinleştiği, suçun konusunun ortadan kalktığı sebepleriyle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’nin Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketinde (BOTAŞ) tahakkuk şefi olarak, diğer sanık …’nin ise mali işler müdürü olarak görev yaptıkları, katılan şirketin, bir başka şirketten olan alacağı nedeniyle icra takibi başlattığı, akabinde borçlu şirket hakkında Ticaret Mahkemesince ihtiyati haciz kararı verildiği, bu karar gereğince ilgili icra müdürlüğü tarafından BOTAŞ … Bölge Müdürlüğüne 22.10.2012 ve 31.10.2012 tarihli müzekkereler yazılarak işlem yapılmasının talep edilmesi üzerine ilk müzekkerenin 23.10.2012 tarihinde BOTAŞ’a tebliğ edildiği, bahse konu haciz müzekkeresine rağmen ilgili icra dosyasına yapılması gereken ödemelerin sanıklarca yapılmadığı, BOTAŞ ile borçlu şirket arasındaki anlaşma uyarınca borçlu şirketin işçilerinin hak ediş iaşe ve giderleri ile adı geçen şirketin vergi borçlarının sanıklar tarafından ödenmeye devam edildiği, bu suretle katılan şirketin mağduriyetine sebebiyet verdiklerinden bahisle açılan kamu davalarında sanıkların cezalandırılmaları yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE
Haklarında mahkûmiyet hükmü kurulan sanıkların yargılama konusu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan sanıkların 2004 sayılı Kanun’un 357 nci maddesi uyarınca soruşturma veya kovuşturmalarının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2016 tarihli ve 2014/111 Esas, 2016/347 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.