YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7923
KARAR NO : 2023/7070
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/3 Esas, 2016/145 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.06.2014 tarihli ve 2014/6555 Soruşturma, 2014/3050 Esas, 2014/263 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2014/264 Esas, 2014/389 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca yargılanması için son soruşturmanın … Nöb. Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/3 Esas, 2016/145 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 50 nci ve 52 nci maddeleri gereği 7 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 11.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, hakkında verilen mahkumiyet kararını temyiz ettiğine ilişkin süre tutum dilekçesi vermiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Adana Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, işçi alacağı davası açmak üzere Adana 9. Noterliğinin 05.10.2012 tarihli ve 25266 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile katılanların vekilliğini üstlendiği ve dava masrafı olarak 500 TL para aldığı halde dava açmadığı gibi açtığını söyleyip oyalamak suretiyle katılanların mağduriyetine neden olduğu iddiasıyla icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın sübuta eren eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın dava açmadığı halde açmış gibi davranarak katılanları oyalamak suretiyle gerçekleştirdiği kabul edilen eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin aynı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talep edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan anılan Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
3. 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
4. Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrası gereğince yasaklama kararına hükmedilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/3 Esas, 2016/145 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği ile dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.