YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7933
KARAR NO : 2023/1434
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.12.2012 tarihli ve 2012/6200 Soruşturma, 2012/2959 Esas, 2012/1608 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 26.11.2013 tarihli ve 2012/1014 Esas, 2013/1120 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın da 27.02.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3.Osmaniye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/616 Esas ve 2015/814 Karar sayılı ilamıyla sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince dosyanın ele alınması için ihbarda bulunulması üzerine dosyayı ele alan mahkemece 20.04.2016 tarihli ve 2016/102 Esas, 2016/269 sayılı Karar ile sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın 15.06.2016 havale tarihli temyiz isteminin; verilen kararın hukuka aykırı olarak eksik inceleme sonucu verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Kılbasan Jandarma Karakol Komutanı olarak görev yapan sanığın, kasten yaralama suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan tanık …’ı görev yaptığı Kılbasan Beldesinde bulunmasına ve rutin işlerine devam etmesine rağmen yakalama işlemini gerçekleştirmeyerek görevini ihmal ettiğinden bahisle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talep edilmiştir.
Mahkemece; hayvancılıkla uğraştığı belirtilen sanığın eşiyle hakkında yakalama evrakı bulunan kişinin eşi arasında kira sözleşmesi bulunması ve sanığın cep telefonu numarasının hakkındaki yakalama işlemi yerine getirilmeyen kişinin cep telefonunda kayıtlı olması hususlarına nazaran sanığın savunmasına itibar edilmediği ve müsnet suçu işlediği kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan sanığın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 2 nci maddesinin son fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 161 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca soruşturma veya kovuşturmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2016/102 Esas, 2016/269 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.