YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7947
KARAR NO : 2023/1698
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Rize Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince 23.11.2015 tarihli ve 2015/6471 Soruşturma, 2015/2197 Esas, 2015/143 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/254 Esas, 2015/282 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanması için son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir.
Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2016/39 Esas, 2016/198 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Lehe delillerin toplanmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, yargılamanın objektif olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Trabzon Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, katılanın davacı taraf olduğu Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan iki ayrı tapu iptal ve tescil davasını takip etmek üzere 02.10.2014 tarihli vekaletname ile vekilliğini üstlendiği, dava masrafı ve vekalet ücreti adı altında 9.000 TL aldığı halde davanın 26.11.2014 tarihli duruşmasına mazeretsiz katılmayarak dosyanın işlemden kaldırılmasına, yenileme sonrası yapılan 01.04.2015 tarihli duruşmaya da müvekkili katıldığı halde kendisi mazeretsiz olarak katılmayarak katılanın mağduriyetine neden olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; iddiaların sübut bulduğu, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu kabul edilerek sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
01.04.2015 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 05.05.2015 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2016/39 Esas, 2016/198 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz nedenlerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.