YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8183
KARAR NO : 2023/6163
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2196 Esas, 2020/53 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : 1)Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/254 sayılı Kararı ile; ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet,
2)Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/2196 Esas, 2020/53 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi,
3)Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2020 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/254 sayılı ek Kararı ile; temyiz talebinin reddi.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/2196 Esas, 2020/53 sayılı Kararı ile Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2020 tarihli ek Kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanığın usulüne uygun olarak 22.09.2020 tarihinde tebliğ edilen temyiz isteminin reddine dair ek kararı yasal süresi içerisinde 28.09.2020 tarihinde temyiz ettiği, 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun’a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile de anılan Kanun’un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla sanığın incelemeye konu temyiz isteminin 1136 sayılı Kanun’un geçici 24 üncü maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa’nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.09.2020 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve esasın incelenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2017 tarihli ve 2017/31102 Soruşturma, 2017/8378 Esas, 2017/1636 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi gereği son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2017/547 Esas, 2018/159 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Kocaeli Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/254 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereği 75 tam gün karşılığı 2.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
4.Sanığın ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/2196 Esas, 2020/53 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 28.09.2020 havale tarihli temyiz dilekçesi ile; Avukatlık Kanunu’nun 59. maddesine eklenen “Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz” hükmü gereğince temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Avukat olan sanığın, katılanın 2014 yılı içinde boşanma ve mal paylaşımı davalarını takip etmek veya açmak üzere vekilliğini üstlenip 2000 Euro aldığı halde Kocaeli 2. Aile Mahkemesinin 2014/426 esasına kayden görülen boşanma davasını takip etmediği, sonrasında mal paylaşımına ilişkin açılması hususunda anlaşma sağlanan dava yönünden de gereğine tevessül etmediği ve talebine rağmen katılan ile görüşmediği iddia edilerek açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın hükmün bozulması sebebine dayanan temyiz isteğinin yapılan değerlendirmesinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin 5 inci fıkrası gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/2196 Esas, 2020/53 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.05.2023 tarihinde karar verildi.