YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8187
KARAR NO : 2023/709
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2012 tarihli ve 2012/2975 Esas, 2012/9349 Soruşturma, 2012/174 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2…. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2013 tarihli ve 2012/315 Esas, 2013/8 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi için son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir.
3…. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2013 tarihli ve 2013/99 Esas, 2013/234 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 365 gün adli para cezası karşılığı 7.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Bahse konu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.10.2019 tarihli ve 2015/6531 Esas, 2019/10051 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazları reddedilerek, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin aynı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra işlemek üzere hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine sadece “…avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasının yasaklanmasına” şeklinde sınırlı uygulama yapılması nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/427 Esas, 2020/64 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 180 gün adli para cezası karşılığı 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın lehine hükümlerin uygulanmasının doğru olmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği ve hak ettiği cezadan daha az cezaya hükmedildiğine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz istemi; kendisine oyun kurularak iyi niyetinden faydalanılıp yazı alındığı, çek bedellerinin kendisinden tahsil edilmek istendiği, kusurunun bulunmadığına ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; suç tarihinde … Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın temsilciliğini yaptığı şirket tarafından tahsil için kendisine verilen beş adet çekten ikisi hakkında 13.300 TL masraf da aldığı halde icra takibi başlatmadığı, icra takibi başlatılan çeklerle ilgili olarak da süreç içerisinde gerekli yasal ve usuli işlemleri yapmadığı kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde Dairemiz tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki husus dışında başkaca bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının ya da sınırlı uygulanmasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu ve 27.06.2013 tarihli sanık aleyhine temyiz bulunmayan hükmün Dairemizin 22.10.2019 tarihli ilamıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verildiği halde, sanık hakkında 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının yazılı şekilde uygulanmasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/427 Esas, 2020/64 sayılı Kararına yönelik katılan vekili ile sanığın temyiz istekleri ve dosya kapsamında re’sen tespit edilen hususlar nazara alındığında, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 9 uncu paragrafındaki 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gözetilerek sanığın 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezasının infazından sonra başlamak üzere takdiren 180 gün süre ile avukatlık hak ve yetkisini kullanmasının yasaklanmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.